28 Mart 2009 Cumartesi

Renkler doğal saçlar kabarık



Yeni bir kış sezonuna hazırlanırken, saç modasını merak edenlere müjde! Bu sezon, evde kendi kendinize yapabileceğiniz kabarık ve modern tasarımlar moda.







Sıcak yaz günlerini geride bırakıp, sonbahara 'merhaba' dediğimiz şu günlerde mağaza vitrinleri de yeni sezon ürünlerini ağırlamaya başladı. Eteğin altın çağını yaşayacağı yeni sezonda ayakkabıların burunları da yuvarlak bir form kazandı! Peki ya saçlar?

Bu kış hangi saç modelleri moda? Hangi renkler tercih edilecek? İşte, tüm bu soruların cevapları usta kuaför Hakan Köse'den geliyor. Pantene'in saç bakım ürünleriyle kış sezonunun dört moda saç tasarımını uygulayan Köse, saçlarda 'kadınsı' görüntünün ön plana çıktığını söylüyor. Boya tonlarında doğal renklerin hakim olacağını belirten ünlülerin kuaförü Hakan Köse, pratik ve kolay uygulanabilen saçların tercih edileceğinin de altını çiziyor. Kimi zaman klasik, kimi zaman da modern çizgilerin saçlarda hakimiyet kuracağını anlatan Köse, "Hanımlar bu kış hem düz ve kabarık modeller hem de hareketli tasarımlarla dikkat çekecek" diyor. Usta kuaför, evde kendi kendinize yapabileceğiniz birkaç modeli de şöyle anlatıyor:

Toplu modeller

Bu modeli uygulamak için; saçınızı tamamen düz hale gelene kadar yuvarlak bir fırça ile tarayıp, makine ile kurutun. İyice geriye çekip, büyük bir topuz veya at kuyruğu yapın. Topuz için saçınızı tokanın etrafında basit bir şekilde dolayabilirsiniz. Saçlarınızın düzleşip kolayca şekil alması için düzleştirici etkili bir ürün kullanabilirsiniz. Böylelikle saçlarınızın elektriklenmeden düzleşmesini sağlayabilirsiniz.

Uzun ve dağınık saçlar

Uzun saçlarınızı evde şekillendirmek için; saçınızı yassı bir fırçayla tarayarak kurutun ve sıcak havayı farklı yönlerden vererek hacim kazandırın. Saçı parmak kalınlığında buklelere ayırın. Çok diplere gelmeden bükün. Bittikten sonra da hafifçe karıştırın. Hacmi korumak için bol bol saç spreyi sıkın ve daha fazla dolgunluk için parmaklarınızla hareket katın.

Dolgunluk ve hareket

Rahatlığın ön planda olduğu bu modeli uygulamak için önce saçınızı 6 tutama ayırın ve örün. Örgülerinizi açtıktan sonra saçlarınızı hafifçe şekillendirin. Daha fazla hacim için köklerine biraz saç spreyi sıkabilir ve volüm veren ürünler de kullanabilirsiniz. Ayrıca bu modeli saçınızı iki yanından tokayla tutturarak da kullanabilirsiniz.

Hacimli düz saçlar

Dolgun ama hareketsiz bir görünüme sahip olan bu modeli yapmak için, saçınızı yassı bir fırçayla tarayarak kurutun. Hacmi korumak için saç spreyi sıkın. Bu işlem özellikle düz saçlarda çok daha rahat uygulanıyor. Saçlarınızın hacim kazanması için mutlaka ekstra dolgunluk sağlayan bir ürün kullanın.

Türkiye'de bir ilk: Nar masajı



Estetisyen Reyhan Çelik Türkiye'de ilk kez mucize meyve olan narı masaj için kullanıyor!







Malum kış ayları hastalık ayları. Bu aylarda sağlığımız için olmazsa olmaz meyvelerin başında nar geliyor. Tüm kültürlerde özel bir yere sahip olan nar şimdi bir masajın başrolünde.

Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu pek çok hastalıktan koruduğu bilim tarafından kabul edilen nar, faydalarıyla hayatımızın gözdesi oldu. Estetisyen Reyhan Çelik yurt dışında aldığı eğitimle narı özel bir masaj tekniğiyle Türkiye’de uygulamaya başladı.

Tamamen doğal ve taze olarak alınan nar, meyvesinden kabuğuna kadar her haliyle masaj ve maskelerde uygulanıyor.

Nar masajının faydalarına gelince; öncelikle kadınların en büyük problemlerinden biri olan selüloidi gideriyor. Ayrıca bilinen en doğal kuvvetli antioksidan olduğu için sivilce ve akne problemlerinin de oluşumunu önlemek ve geriletmek için maske şeklinde uygulanıyor.

Gelelim nar masajına: Tanelerinin tek tek masaj keselerine doldurularak peeling (cilt soyma) işlemi ihtiyaç duyulan bölgeye uygulanıyor. 15 dakikalık bu işlemden sonra peeling temizlenip, nar çekirdeği tozu içine çeşitli doğal bitki özleriyle zenginleştirilerek hazırlanan yağla masaj yapılıyor. Sonrasında yine nar özleriyle hazırlanan doğal krem masaj yapılan bölgeye uygulanarak nemlendiriliyor. Bu işlemin uygulanması için öncelikle ve zorunlu olarak bir uzmanın gerekli görmesi gerekiyor. Çünkü her cilt tipi için uygulama yapılması mümkün değil. Ayrıca uygulama sıklığı için yine uzman görüşü önemli.

Narın saymakla bitmez özelliklerine gelince… İçerdiği bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor. Yapılan araştırmalarda, nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisi olduğu ortaya çıktı. Damar tıkanıklığını gerileten narın, tansiyon düşürücü etkisi olduğu da tespit edildi.

Özel Sima Estetisyenlik Kursu ve Güzellik Merkezi’nde uygulanan diğer masajlara gelince: İtalya Sicilya Adası’ndaki Etna Yanardağı’nın eteklerinden toplanmış özel taşlarla taş masajı yapılıyor. Kendi içindeki özel titreşimler sayesinde çok kuvvetli bir masaj uygulaması olarak biliniyor. Bu taşlarla ayrıca vücuttaki enerji noktaları açılıyor. Ayrıca taşların stres giderme ve kan dolaşımı üzerinde etkisinin çok yoğun olduğu biliniyor.

Çikolata masajı da çok ilgi gören masajların arasında yer alıyor. Çikolatanın içindeki kakao maddesi ve yağı ilk çağlardan günümüze ilaç olarak kullanılıyor ve stres giderici masaj yapılıyor.

Gençlik sırları burada!



Genç ve sağlıklı görünmek, yaşlılığa karşı direnmek... Konu üzerine verilen sihirli formülleri bir kenara bırakın. Çünkü genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmanın kuralları aslında hepimizin bildiği basit kurallar...







Bazı kuralları belki hemen hatırlayacaksınız, bir kısmı da bile bile göz yumduğumuz ya da vazgeçemediğimiz trend'lerin hayatımıza kattıkları. Oysa modayı bu kadar yakından takip etmek ve renk paletlerinin tüm renklerini cilde uygulamak da yaşlı gösterebilir.

Biz size güzel görünmenin altın kurallarını önereceğiz. Tamamen sezondan bağımsız bir şekilde, görüntünüzde belirgin değişikliklere hazır mısınız?

Güzelliğin ipuçları

Cildinize özel ideal cilt bakım programını bulduğunuzu varsayıyoruz. Asıl gerekli olan görüntünüz üzerinde önemli bir rolü olan üç ana destek.

Beslenme

Saçların ve tırnakların oluşumunu, onların kalın mı yoksa ince mi olacaklarını ya da cildin niteliklerini belirliyor.

Cildinizin parlak ya da enerjik olması için ne tarz beslendiğiniz değil vitamin ve mineral zengini yiyeceklerin alımı önem taşıyor.

Nemlendirme

Hiçbir zaman susamayı beklemeyin, aksine kendinizi motive olmadan su içmeye programlayın. Bunun anlamı günde en az iki litre sıvı almanın gerektiği.

Su, bilindiği gibi vücudu temizliyor ve cildi besliyor. Uzun bir parti gecesinin sonunda da su, adeta yaşam iksirine dönüşebilir. Alkolün kuruttuğu vücudun yeniden eski haline dönmesini sağlıyor.

Makyaj

Yüzünüze avucunuzun içiyle aşağıdan yukarıya doğru masaj yapın. Özellikle cilt bakımından önce sabahları ya da akşamları ideal.

Cildinizde taze bir görünüm içinse asla cilt tonunuzdan daha koyu bir fondöten kullanmayın. Fondöteninizin hafif parlak olması önemli değil, cilde hoş bir hava verebilir. Ancak dikkat çok fazla parlaklık cildi yağlı gösterebilir. Pudrayı ise mümkün olduğunca az uygulamaya dikkat edin çünkü kırışıklıkların belirginleşmesine neden olabilir.

Soğuk ve karanlık renklerden ise uzak durmalısınız. Bronz, şeftali gibi sıcak tonlar ise yüze daha yumuşak bir görünüm sağlar. Koyu renkli bir ruj dudaklarınızı ince gösterir.

Yorgun musunuz? O zaman tırnaklarınızı dikkat çekici renklerle boyayabilirsiniz. Bu küçük hile, bakışları yüzünüzden bakımlı ellerinize yoğunlaştırır.

Uyku

Bedenin ve ruhun yenilenmesinden sorumlu. Tatil sırasında normal uyku düzeninizi yeniden kurabilirsiniz. Belki geçireceğiniz uykusuz bir gece de belirli bir probleminizi çözmeniz için gerekli olabilir.

Bu tür uykusuz geceleri sorun olarak algılamayın. Yine de aylarca süren uykusuzluk önemli sorunların ipuçları olabilir.

Duruş

‘Vücudun duruşunun yaşla ne ilgisi olabilir?’ demeyin. Artık bir ergenin vücuduna sahip olmadığınız için, önemi daha da artıyor. Baş yukarı, omuzlar dik ve birini her an selamlamaya hazır kollar. Karşınızdakinin bakışlarına odaklanın, sevinin ve onu dinlemeyi öğrenin.

Tembellik eden ve dedikodu yapan insanlardan uzak durun. Her zaman meraklı olun. Çevreye ve dış dünyaya karşı ilgili olun, kendinize hobiler edinin. İçinizdeki ateş, dışarıya aydınlık olarak yansıyacaktır.

S.O.S bakım

Gece dışarı çıkmadan önce yüzünüze sıcak bir kompres yapmak kan dolaşımını artırır ve yüz çizgilerini yumuşatır.

Ve ruj, fondöten ya da far... Ürünleri kullanırken abartıdan mutlaka kaçının.

Vücut yaşınızı hesaplayın



Bu testle vücudunuzun gerçek yaşını öğreneceksiniz. Yaşınız 30 da olsa, vücut yaşınız kendinize gösterdiğiniz özenle doğru orantılı olarak 20 de, 40 da olabilir. Önemli olan biyolojik yaşınız değil, vücudunuzun kendini kaç yaşında hissettiğidir. İşte bu test, vücudunuzun yaşını ortaya koyacak... Ve tabii sizin kendinize iyi bakıp bakmadığınızı da...







1. Güneş kremi kullanıyor musunuz?

a. Evet, hatta kış günlerinde bile
b. Sadece yazın kullanıyorum
c. Son zamanlarda her gün kullanmaya başladım
d. Sadece tatile gittiğimde kullanıyorum
e. Hiç kullanmıyorum

2. Ne sıklıkla güneşleniyorsunuz?

a. Hiç güneşlenmiyorum
b. Şemsiye altında güneşleniyorum ve öğlen 12-15.00 saatlerinde güneşe çıkmıyorum
c. Gençken güneşlenmeyi çok seviyordum ama artık eskisi kadar çok güneşlenmiyorum
d. Sadece tatillerde en az 15 koruma faktör krem sürerek ve yüzümü koruyarak güneşleniyorum
e. Tam bir güneş aşığıyım, koruma kremleri kullanmadan güneşleniyorum

3. Sigara kullanıyor musunuz?

a. Hayır
b. Eskiden içiyordum ama bıraktım
c. Evet günde en fazla on tane sigara içiyorum
d. Evet günde en fazla 30 tane sigara içiyorum
e. Evet günde 30 taneden fazla sigara içiyorum

4. Günde ne kadar su içiyorsunuz?

a. En az iki litre içiyorum
b. Günde 1-2 litre içiyorum
c. Günde 1 litreden az içiyorum
d. Ne kadar susarsam o kadar içiyorum
e. Çok az su içiyorum

5. Vücudunuz ne kadar fit?

a. Haftada en az üç kere spor yapıyorum
b. Haftada 1-2 kez egzersiz yapıyorum
c. Spor yapmıyorum ama her gün düzenli 20 dakika yürüyüş yapıyorum
d. Ayda iki kez spora gidiyorum
e. Bir yıldan fazladır spor yapmıyorum

6. Kahvaltıda ne yersiniz?

a. Yulaf ezmesi ve taze meyve
b. Tahıl, tost, reçel ve sütlü kahve
c. Kavun
d. Hiçbir şey, ya da sadece kahve
e. Cornflakes

7. Haftada ortalama ne kadar alkol tüketiyorsunuz?

a. Alkol tüketmiyorum
b. Günde 1-3 kadeh alkollü içki içiyorum
c. Haftaiçi içmiyorum ama haftasonu 1-10 kadehe kadar içiyorum
d. Haftaiçi içmiyorum ama haftasonu çok fazla içip geç yatıp geç kalkıyorum
e. Her gün 4 kadehten fazla içiyorum

8. Kendinizi ne sıklıkta mutlu hissediyorsunuz?

a. Sık değil genellikle mutsuzum
b. Tam bir adrenalin canavarıyım bence günlük hayat tam bir efor sarf ettiriyor
c. Arkadaşlarımla ve ailemle kendimi çok mutlu hissediyorum
d. Kendimi ancak ilaçlarla mutlu hissediyorum
e. Hatırlamıyorum

9.Kendinizi şımartıyor musunuz?

a. Ayda 1-2 kez güzellik merkezinde bakım yapıyorum
b. Haftada bir bakım yağları ile vücudumu nemlendiriyorum
c. Arkadaşlarımla haftada iki kez buluşuyorum
d. Çok nadir ancak her sezon bir gün alışverişe çıkarak kendimi şımartıyorum
e. İşten uzak olduğumda ve kendime vakit ayırdığımda kendimi şımartmış oluyorum

10. Ne kadar streslisiniz?

a. Çok nadir, hep kontrollü bir insan olmuşumdur
b. Çoğunlukla stresliyim bu yüzden kendimi hep rahatlatmaya çalışırım
c. Çoğu zaman uyumakta güçlük çekerim çünkü zihnim sürekli yarışıyor
d. Günde 10 saat çalışıyorum, 5 bardaktan fazla kahve içiyorum, hızlı yemek yiyorum ve haftasonu geziyorum.
e. Hayatım ve işim beni sürekli stresli yapıyor. Kendimi çok bitkin hissediyorum

En çok A şıkkını işaretlediyseniz:

Olduğunuz yaştan birkaç daha genç gösteriyorsunuz. Genç göstermeye kafanızı çok takmışsınız. Kendinizi rahatlatarak genç kalabilirsiniz. Dans etmeye başlayın ya da kayak yapın. Kendinizi kontrol etmekten kurtulun artık. Örneğin düzenli içki içenler sürekli içki içenlerden çok daha uzun yaşarlar. Kendinizi bir bardak şampanya ile ödüllendirin.

En çok B şıkkını işaretlediyseniz:

Gençliğinizi korumak için elinizden geleni yapıyorsunuz, bu iyi haber. Ama beslenmenizde antioksidanları artırmanız gerekiyor. Örneğin votka tonik yerine bir bardak kırmızı şarap için. Bir hafta boyunca her sabah kuru erik yemeye özen gösterin. Sigara içiyorsanız C vitamini açısından zengin meyveler yiyin. Çünkü C vitamini özellikle sigara ve güneşin zararlarını azaltır.

En çok C şıkkını işaretlediyseniz:

Olduğunuzdan daha genç görünmek için biraz çaba sarf etmelisiniz. Her gün en az 2 litre su için. Birkaç gün içerisinde cildinizdeki değişimi fark edeceksiniz. Kahvaltıda sadece meyve yiyerek beslenme sisteminizin fonksiyonlarına yararlı olmuyorsunuz, meyvenin yanında lif açısından yüksek olan tahıl, yoğurt ve yağsız süt de içebilirsiniz. Vücudunuzun proteine ve yağa ihtiyacı var. Her gece 8 saat uyuyun. Çünkü cilt kendini uykudayken yeniler. Kendinizi stres altında hissediyorsanız, uykudan önce sıcak banyo yapın.

En çok D şıkkını işaretlediyseniz:

Genç görünmek istiyorsanız acilen harekete geçin. Kahvaltıyı atlamak kilo almanızı engellemez. Kuru meyve ve fıstık ile karıştırılmış tahıllı bir kahvaltı metabolizmanızın çalışmasını artırır. Kafeini kesin, kahve yaşlanmayı hızlandırır. Bunun yerine yeşil çay için. Beslenmenizde bolca A, C ve E vitaminine yer verin. Haftada iki kez en az yarım saat koşun. Alkolden uzak durun ve haftanın 6 gecesi en geç 23.00'de yatakta olun.

En çok E şıkkını işaretlediyseniz:

40 yaşında olmanıza rağmen 60 yaşında gibi gösteriyorsunuz. Beslenmenizdeki bozukluk ve az su tüketimi, sigara içmenizle ve güneşe olan düşkünlüğünüzle birleşince dişleriniz sarardı, cildiniz sarktı. Cilt ve akciğer kanserinin eşiğindesiniz, hayat tarzınızı değiştirmezseniz kalp krizi geçirme riskiniz var. Sigarayı bırakırsanız iki hafta içinde vücudunuzdaki olumlu değişimi görebilirsiniz. Beslenmenizde omega 3 yağlarını arttırın, bu enerji seviyenizi artırır. Hiçbir zaman hiçbir şey için geç olduğu düşünmeyin.

Estetik cerraha teslim olmadan...



Estetik cerrahide özellikle son yıllarda yaşanan gelişmeler, giderek daha çok kadının kendini cerrahların ellerine emanet etmesine yol açıyor. Ancak vücudunuzun herhangi bir bölgesine uygulama yaptırmadan önce hem düşünmeniz hem de bilgi almanız gereken detaylar var.







1- Risklere karşı bilinçli olun

Medyada çok revaç gören uygulamaların sizi şaşırtmasına izin vermeyin. Risksiz ve yarasız bir estetik cerrahi müdahale bulunmuyor çünkü. Her operasyon müdahalenin kendisinden kaynaklanan ya da yara oluşumuyla ilgili risk barındırır. Tüm bunlara hazırlıklı olun.

2- Olabildiğince bilgilenin

Tecrübesi bulunmayan doktorlardan korunmak ve en iyi sonuçlara ulaşmak için her zaman tek bir altın kural vardır; bilgi toplamak. Çünkü bir estetik operasyonun mucizeler yaratması mümkün değildir. Operasyon yaptırmak istediğiniz dönemde uygulanan tekniklerle ilgili iyi bilgilendirildiğinizden ve aklınızdaki soruların cevaplandığından tam anlamıyla emin olmalısınız.

3- Hislerinize güvenin

Doktorunuzla ilk karşılaşmanız, kararınızı sonuca götürecek andır. Yapacağınız görüşme, sizde güven uyandırıp uyandırmadığını, size karşı açık olup olmadığını ve dürüstlüğünü anlamanız açısından yeterlidir. İsteklerinizi anlaması ve daha önce yaptığı operasyonlarla ilgili sizi bilgilendirmesi dışında, dikkat etmeniz gereken başka önemli noktalar da var:

• Uygulamayı özenli ve detaylı bir şekilde tanımlaması

• Operasyonun işleyişini, öncesini ve sonrasını anlatması (narkoz, uygulama süresi...)

• Uygulama sonrasında ilk birkaç gün nasıl bir iyileşme süreci geçireceğinizi hayal etmenizi sağlaması ve bununla ilgili olarak yaptığı uyarılar.



• Operasyon sonrasında gerekebilecek küçük uygulamalar ve ilaç kullanımıyla ilgili yaptığı açıklamalar

• Operasyon ücretini tüm dökümleriyle birlikte ortaya koyması ve size düşünmek için zaman tanıması

• Size kendi muhakemenizi yapmanız için zaman vermesi. Çünkü her estetik operasyon ayrıntılı bir şekilde düşünülmeli ve asla aceleye getirilmemeli

4- Bir estetik cerrah her şeyden önce doktordur

Gribe yakalandığınızda gideceğiniz doktor hakkında detaylı bilgiye ihtiyaç duymazsınız ve bunun için ayıracak zamanınız yoktur. Ancak estetik müdahalede iş değişir. Cerrahın kişisel özellikleri seçim yapmanızdaki belirgin kriterler olmalıdır.

Güzel bacaklara herkes bakar!



Kadınların büyük bir kısmı bacaklarından yakınıyor. Hoş ve ince bacaklara sahip olmak için ameliyatlara boyun eğmeniz veya el yakan egzersiz aletleriyle uğraşmanız gerekmiyor. Daha düzgün bacaklara sahip olmanın yolu, iyi bir diyet ve klasik egzersizlerden geçiyor!







Uzmanlara göre, alt butlarınızı inceltmek için o bölgeye yönelik egzersizler yapmak gerekiyor. Sadece yürüyüş yapmak, merdiven çıkmak ve aerobik yapmak bu sorunlu bölgeyi şekle sokmaya yetmiyor.

Yağlı ve yumuşak bölgeyi sıkılaştırmak için bölgesel egzersiz sağlayan spesifik hareketler yapmak gerekiyor. Doğru noktaya doğru çeşitte ve yeterli miktarda egzersizle odaklanmak gerekiyor. Aynı hareketi fazla yapmak vücudunuzu şekle sokmak yerine zarar verir.

Size önereceğimiz egzersizleri her bacak için 15 kez tekrarlayın ve dinlenmeden bütün egzersizleri tamamlayın. 3 egzersizi de yaptıktan sonra 15 dakika dinlenin ve bu kombinasyonu iki kez daha tekrarlayın.

Bir ayak havada olacak şekilde yatarak iç butları sıkıştırmak:

Omuzlarınız yere temas edecek şekilde sırt üstü yatın. Bacaklarınızı ileriye doğru iyice gerin ve dizlerinizi kırmadan düz tutmaya çalışın. Sağ topuğunuzu yerden 15 cm kadar yukarıya kaldırın ve sol bacağınız gergin haliyle dururken sağ topuğunuzu diğer ayağınızın soluna kilitleyin. Sağ topuğunuz sol topuğunuza kavuşturana kadar bu yönde bacaklarınızı gererek hareket ettirmeye devam edin. Hareket ettirdiğiniz bacak üzerindeki basıncı kaldırmadan başlangıç pozisyonuna dönün. Aynı hareketi sol bacağınızda tekrarlayın.

Tek ayak üzerinde ayakta durmak:

Sırtınız dik bir şekilde ayakta durun. Bacaklarınız arasında biraz mesafe olmasına dikkat edin. Dizleriniz gergin bir şekildeyken sağ bacağınızla 15 cm çapta bir daire çizmeye çalışın. Diziniz ve kaslarınız olabildiğince gergin bir şekildeyken sağ ayağınızı sol ayak parmaklarınızın üzerinden geçirin. Harekete sağ topuğunuz sol topuğunuza değişene kadar devam edin. Bacaklarınızın gerginliğini bozmadan başlangıç pozisyonuna geri dönün ve hareketi sol bacağınızda tekrarlayın.

Makas şeklinde uzanmak:

Sırt üstü yatın ve bacaklarınızı öne doğru gerin. Topuklarınız temas halindeyken ayak parmaklarınızı uzanabildiğiniz kadar uzak bir mesafeye gerin. Ayak parmaklarınızın ve bacak kaslarınızın gerginliğini bozmadan bacaklarınızı makas şeklinde açabildiğiniz kadar çok açın. Dinlenmeden başlangıç pozisyonuna dönün ve hareketi tekrarlayın.

Ne kadar güzelsin!



Güzel insanların işlerinin hep daha kolay olduğu söylenir. Doğru...







Güzel bebekler daha çok sevilir ve "hoş" tabir edilenlerin mesleklerinde yükselmeleri diğerlerine göre daha kolaydır. Durum böyle olunca, doğanın kendilerine bu kadar cömert davranmadığı "diğerleri"nin, onlara benzemenin yollarını aramaktan başka çaresi kalmaz.

Nicole Kidman’ın burnu, Jennifer Lopez’in dudakları... İşte, Amerikalı kadınların en çok sahip olmak istedikleri iki şey. Hatta California’da artık "tasarım vajinaya" bile sahip olmak mümkün. Oysa estetik cerrahlar her türlü estetik operasyonun anatomiyle bağlantılı olduğunu savunuyor. Yani her isteyen kadına Nicole Kidman’ın burnu yakışmıyor ya da Lopez’in dudakları...

Yine de dünya üzerinde giderek daha fazla kadın ve erkek vücuduna cerrahi müdahale yaptırıyor. Günümüz hastalarının birçoğu mükemmel göğüsleri, dolgun dudakları ve minicik burunlarıyla karşı cinsin ilgisini çekmenin ya da mesleğinde başarıyı yakalamanın peşinde... Peki, gerçekte güzellik nedir?

Ulaşılamaz ’sonsuz güzellik’

"Ne kadar güzelsin!" Yüzyıllar önce sevdikleri kadınların kulaklarına bu sözleri fısıldayan erkekler, bugünkünden çok daha farklı düşünceler içindeydiler. O dönemlerde "bir dirhem et bin ayıp örter" düsturuyla hareket eden kadınlar, onların gözünde tanrıçadan farksızdı. 50’lerin dişilik tanımı ise dolgun hatlarıyla tüm dünyadaki kadınlara örnek teşkil eden Sophia Loren ya da Marilyn Monroe’nun vücut formlarından yola çıkıyordu. Oysa günümüzün güzellik anlayışı geçmişten oldukça farklı. Bugünün ideali, dengeli yüz ve vücut hatları olarak öne çıkıyor. Mükemmel bedenlerin ise gerçek yaşamla uzaktan yakından ilgisi bulunmuyor. Üstelik artık ne makyaj ne de göğüsleri büyüten sutyenler yeterli oluyor.

Güzel olmak için abartıya gerek yok. Güzellik armonidir, ahenktir. Güzel olan kalabalık içinde anında fark edilen ve sonrasında da hafızalardan kolay kolay silinmeyen, hep hatırlanandır. Güzellik; saf, masum doğal bir ışıltıdır. Rahat bir ortamda kendini, güven duygusu ve zarafet olarak gösterir. Kadınların doğal güzelliğini belirginleştirmek için makyaj hiç kuşku yok ki moda dünyasının önemli bir parçasını oluşturuyor. Tıpkı modada olduğu gibi, makyaj da feminen olmanın bir dışavurumu. Yaptıkları makyajla aynı zamanda kendi doğal görünümlerini koruyan, kendileriyle bütünleştirdikleri tarz ve renklerle karşımıza çıkan kadınlar güzeldir.

Güzellik kavramı kategorize edilemez

Tunç Tiryaki (Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah)

Güzelliğin tanımı çok farklı olabiliyor. Örneğin, Eski Yunan’da güzel olanlar artık şişman olarak algılanıyor. Ya da Afro-Amerikan kadın kalçası bize büyük geliyor. Evrensel bazı şeyler var. Bu yüzden güzellik kavramını kategorize edemeyiz. Tabii, güzelliğin de trendleri var ve zaman içinde değişime uğruyor. Mesela, güzel burunlar son birkaç yıldır artık fazla kullanılmıyor. Onun yerine Kızılderili burnu gibi otantik burunlar tercih ediliyor. Bence esas olan uyum... Kadın bunu saçlarıyla, giyimiyle daha yüzeysel olarak kendisi yapabilir. Onların başaramadıkları noktada devreye biz giriyoruz. Mesela, biz Türklerin yapısı Akdeniz yapısına uygun olduğu için kalkık burun kesinlikle yakışmıyor. Bize uyan Grek tipi burun. Sonuç olarak güzel olmak vücut organlarının uyumluluğundan geçiyor.

Aslında güzellik çoğu sözcüğün aksine tanımlanamaz. Ama ben güzellik saçtan yoksun olsaydı, kendisi de var olamayacaktı diyorum. Hatta estetik kavramının varlığı bile tartışmaya açık hale gelecekti. Hiç saçı çirkin olup da kendi güzel bir kadın gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü o estetik kavramından yoksun bir kadındır. Güzellik belleğimizde, duyularımızda, sezgilerimizde saklıdır. Ortaya çıkması için güzelliği tanımlama araçlarının hangisinde yeterliysek onu kullanmamız gerekir. Ben ellerimin yardımıyla saç tasarımını amaç edinerek onu en iyi şekilde anlatıyorum. Ve estetik değerlere sahip bir kişi olduğuma inanarak diyorum ki, güzellik bence bakanın gözünde şekillenen, kişiden kişiye değişen ve mutlaka saçla bütünleşmesi gereken bir kavramdır.

Çatlak, patlak, yusyuvarlak...



Kim cildindeki çatlaklara baktıkça sinir olmaz ki? Başlangıçta kırmızı olarak vücudumuzda beliren sonrada giderek mora dönen çatlaklardan kurtulmak gerçekten imkânsız mı?







Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor.

En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor. Fakat her doğum yapmış ya da kilo alıp, vermiş kadında çatlak görülmüyor. Cilt yapısı oluşum olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.

Acı gerçekse çatlaklardan kurtulmanın bir yolu yok ancak oluşumunu engelleyecek bazı yöntemler var.

Çatlakları gidermenin yolları

• Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.

• Bol, bol su için.

• A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.

• Spor yapın.

• Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.

• Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.

Seksi bakışlarınla büyüle!



'Seksi bakmak' tanımlaması artık bir hayal değil... Makyajın, bütünüyle de güzelliğin adeta odak noktası olan gözler, kadının yaşını da ele veren en belli başlı unsurlar arasında... O halde? Üzerine daha fazla eğilmekte fayda var!







Doğru rengi seçmekten göz çevresi operasyonlarına varıncaya kadar gözlerinizle ilgili 25 ipucu, femme fatale'i oynamanıza neden olacak!

Çeşitli vesilelerle yapılan anketlerin sonuçları, erkeklerin kadınlarda popodan sonra gözlere baktığını ortaya koyuyor. Kim bilir belki de gözler çok daha derin anlamlar taşıdığı içindir! Gözlerinizin rengi, şekli ve derinliği ne olursa olsun, siz de etkili gözlere sahip olabilirsiniz. Göz kalemini ya da maskarayı doğru kullanıyor musunuz? Göz altı kreminizi düzenli olarak sürüyor musunuz? En yeni göz kapağı ve kaş estetiklerinden haberiniz var mı? Gözlerinizi daha cazibeli bir hale getirmenizin 25 farklı yöntemi var. Biz de bu yöntemleri sizin için araştırdık...

1. Göz altı operasyonu

Kadınlarda özellikle 35 yaşından sonra daha sık rastlanan göz altı torbaları için uygulanan bu operasyonda, göz altında toplanan fazla yağ alınıyor. Hasta damar enjeksiyonu yöntemiyle uyutuluyor.

Ameliyat ortalama bir ila bir buçuk saat kadar sürüyor. Göz bu yeni halini on yıl kadar koruyor.

2. Göz damlası

Parlaklığını kaybetme si ve sık sık kanlanması gözleri olduğundan daha yorgun ve yaşlı gösterebiliyor. Bazı kadınlar doktora danışmadan göz damlası kullanarak gözlerine parlaklık katıyorlar. Ancak göz doktorları bunu kanın göze gitmesini engellediği ve damarlara zarar verdiği için tavsiye etmiyorlar. Haftada bir kez kullanmayı öneriyorlar.

3. Göz kapağı ameliyatı

'Blefaroplasti' denilen göz kapağı operasyonlarında da, göz altı operasyonlarında olduğu gibi fazla yağ dokusu alınıyor. 30-40 dakika süren ameliyattan sonra gözlerde yanma, kanama ve kuruluk hissedilebiliyor. Bir hafta içinde bu şikayeter azalıyor. Gözlerin tam Olarak şekillenmesi ise dört ile altı ay sürebiliyor.

4. Kaş kaldırma

Kaş kaldırma ameliyatları, yüz ya da alın germe ameliyatının içinde kombine edilerek ya da tek başına uygulanabiliyor. Kaşlarda sarkıklık ve düşüklük olduğunda alın germe ameliyatı daha uygun bir alternatif oluşturuyor. Lokal anestezi ile uygulanabilen ameliyat, saçların arasını yapılan birkaç santimlik kesim işlemiyle başlayarak, kaşların altındaki dokuların yukarıya doğru asılması şeklinde gerçekleştiriliyor.

5. Göz kremleri

Yaşlanma, genetik faktörler, uyku bozuklukları, sigara tiryakiliği ve gün etkenler nedeniyle göz altlarında oluşan morlukları önlemenin en iyi yolu göz kremi kullanmak. Dermatologlar 25 yaşında göz kremi kullanmaya başlamak gerektiğini belirtiyorlar. C vitamini içeren ve kırışıklık önleyici göz kremlerini özellikle tercih edebilirsiniz.

6. Kaş şekillendirme

Nasıl ki saçlar yüz için bir çerçeve görevi görüyorsa, kaşlar da gözlerin çerçevesi... Kaş şekillendirme operasyonları bir kaza sonucu kaşlarını kaybedenler için saç ekimi ile gerçekleşiyor. Kafatasından alınan saç kökleri, çok küçük parçalara bölünerek kaşlara ekleniyor. Kaşlara eklenen saçlar ise operasyondan sonra uzamaya devam ediyor.

7. Kaz ayağı bölgesi için

AHA içeren kremler Anti-aging etkili AHA( Alpha Hydroxy Acid) içeren kremler özellikle kaz ayağı bölgesindeki kırışıklıkları gidermede etkili. Cilt üzerindeki ölü hücreleri yok eden AHA, kolajen üretimini de düzenliyor.

8. Şişlikleri giderme

Annenizin sözünü dinleyin! Soğuk ya da ıslak çay poşetleri ve salatalık dilimleri gözlerdeki şişlikleri gidermek için birebir. Daha modem yöntemler için bazı kozmetik markaların göz bantlarını ya da göz maskelerini de deneyebilirsiniz.

9. Botoks

Botoks göz çevresindeki kırışıklıkları özellikle de kaz ayağı çevresindekileri gideriyor. Botoks, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin hareketini engelleyip, sinirler ile sinirlerin ulaştığı organlar arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösteriyor. Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlıyor. Böylece mimik kaslarına uygulanan botoksla o bölgelerdeki kırışıklık1ar da ortadan kaldırılıyor. Botoksun her altı ayda bir tekrar uygulanması gerekiyor.

10. Kalıcı kaş

İncelmiş ve seyrek kaşlar için uygulanan kalıcı kaş uygulaması, makyaj uzmanları tarafından uygulanıyor. Kaşlan kalınlaştırıp düzgün şekil veren bu yöntemde, yüz şekline en uygun kaş şekli seçiliyor. Her altı ayda bir yenilenmesi gerekiyor.

11. Kalıcı göz kalemi

Gözlerinize boyut katmak için kalıcı göz kalemi uygulamasını tercih edebilirsiniz. Yarım saat süren uygulama, suya karşı da dayanıklı. Rengi beğenmediğiniz takdirde ise başka bir tonla değiştirebiliyorsunuz.

12. Kirpik ekletme

Gözlerinizi daha büyük, seksi ve etkileyici göstermek için en önemli görünüm uzun kirpiklere sahip olmak… Bunun için güzellik uzmanıyla birlikte gözlerinize en uygun kirpikleri seçmeniz gerekiyor. Parfümerilerde bulunan kirpikleri kendiniz evde de uygulayabilirsiniz.

13. Gözlükler

Renkli çerçeveli gözlükler gözlerinizi daha canlı gösterir. Gözlük almadan önce mutlaka ultraviyole ışınlarına karşı duyarlı olanları tercih edin.

14. Kirpik boyatma

Açık kahverengiden siyahın açıklı koyulu tonlarına varıncaya kadar birçok renk alternatifi bulunan kirpik boyalan, gözleri daha belirgin hale getirmek için tercih ediliyor. Uygulama yaklaşık 30 dakika sürüyor.

15. Göz kapağı ve göz torbası için karbondioksit uygulaması

Yaşlanma, genetik özellikler ya da güneşin verdiği zarar sonrası göz kapağı ve torbası için karbondioksit uygulaması gözleri canlandırmak için tercih ediliyor.

16. Küçük gözler

Koyu renkli göz kalemleri gözlerinizi olduğundan daha da küçük gösterir. Gri ve yeşil gibi parlak tonlar kullanarak gözlerinizi daha büyük tutabilirsiniz. Etkileyici bir görünüm için üst göz kapağınızın içine siyah kalem çekin.

17. Çukur gözler

Koyu renklerden mümkün olduğunca kaçının. Işığı yansıtan parlak ve canlı renkleri tercih edin.

18. Birbirinden uzak gözler

Göz kapaklarınızın dış köşelerine fazla renkli far uygulamaktan kaçının. Alacalı bulacalı renkler gözlerinizi birbirinden daha da uzaklaştırabilir. Göz kapaklarınızın çukuruna doğru renk verirseniz gözleriniz birbirine daha yakın görünür.

19. Birbirine yakın gözler

Gözleriniz birbirine yakınsa renklerden çok uyguladığınız tekniğe önem vermeniz gerekiyor. Göz çukurlarınıza doğru daha parlak renkler kullanmalı, kaşlarınıza doğru ise koyu tonlan tercih etmelisiniz.

20. Yuvarlak gözler

Gözlerinizi biraz küçük göstermek için hem alt hem de üst kirpiğinize maskara uygulayın. Gözlerinizin genişliğini kamufle etmek için sadece göz kapağınıza kalem çekin.

Yaşlanmadan yaşayın!



Yaşlanmanın etkilerini azaltan anti-aging programı, dengeli beslenme ve kişiye uygun diyet-egzersiz programlarının yanı sıra yapılan hormon testlerinin ardından eksik hormonların dışarıdan verilmesini de kapsıyor.







Yaşlanmanın etkilerini azaltıp, yaşam kalitesini yükseltmek ve daha uzun yaşamak mümkün. Bunlar bilimsel olarak kanıtlanmış ve uzun süredir tüm dünyada uygulanan yöntemler. İlk bakışta vereceğimiz öneriler size tanıdık gelebilir; dengeli beslenme, kilo kontrolü, egzersiz. Ama bunlar da yetmiyor. Vücudun deforme olmasının, kiloların artmasının, cildin elastikiyetini kaybetmesinin ve diğer yaşlanma belirtilerinin nedeni, bazı hormonların azalması.

Anti-aging (geriye yaşlanma, yaşlanmanın etkilerini azaltma) programı, dengeli beslenme ve kişiye uygun diyet-egzersiz programlarının yanı sıra yapılan hormon testlerinin ardından eksik hormonların dışarıdan verilmesini de kapsıyor. Düzenli cilt bakımı, peeling ve gerekirse cerrahi müdahalenin de önerildiği program aslında bir yaşam biçimi. Ne kadar erken yaşta uygulamaya başlarsanız o kadar iyi sonuç alıyorsunuz.

Anti-Aging beslenmede dikkat edilmesi gerekenler:

1- Hücrelerin, serbest radikallerin zararlı etkilerinden korunması için her gün 5-9 porsiyon sebze ve meyve tüketmek gerekiyor.

2-Sebzeleri çiğ veya az pişmiş olarak tüketmek gerekiyor. Çiğ ve taze sebzelerin sahip olduğu antioksidan özellik, pişirmeyle yok oluyor. Az pişirme beta karoten emilimini de artırıyor.

3-Avokado, kötü kolesterolü düşürerek, kalp hastalığı riskini azaltıyor.

4-Demir en çok ciğer, yumurta sarısı, kırmızı etler, nohut, mercimek, balık, yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Eksikliğinde, kansızlık ve bağışıklık sisteminde bozukluklar oluşuyor. Ancak, demir fazlalığı damar sertliği ve tüm vücut hücrelerinin erken yaşlanmasına, neden oluyor. Demir preperatları doktor kontrolünde alınmalı.



5- Konserve besinler değil, taze veya donmuş olanlar tercih edilmeli.

6- Hayvani yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçekyağı, kanola yağı, soya yağı gibi sıvıyağları tercih etmek gerekiyor.

7- Kuru fasulye, nohut, bakla, bezelye, mercimek, yeşil fasulye, soya ve yulafta bol miktarda bulunan saponinler, hücrelerdeki DNA mutasyonlarını önleyerek antikanserojen etki gösteriyorlar. Bu yüzden kuru baklagilleri sıklıkla tüketmek gerekiyor.

8- Zeytinyağı en iyi antioksidan yağ. Bol E vitamini içeriyor, gençlik sağlıyor ve hastalıklardan uzak tutuyor. Ayrıca, kötü kolesterolün okside olmasını ve damar duvarına girmesini önleyerek, iyi kolesterolü artırıyor. Böylece, damar sertliği, kalp-damar sistemi hastalıkları, kalp krizi ve inmeden uzak durmanızı sağlıyor.

9- Yağsız süt ürünleri, protein ve kalsiyumdan zengin, doymuş yağdan fakir besinler. Kemik, diş ve kasların yapısını sağlamlaştırıyor, yüksek kan basıncının kontrolünde yardımcı olan potasyum içeriyor.

10- Yüksek ısıda pişirilen, kızartılan etlerin içinde kanserojen etki yapan heterosiklik aminler oluşuyor. Önlemek için fırınlama, buharda veya mikrodalgada pişirmek gerekiyor.

11- Beyaz unlu gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates ve tüm şeker katkılı gıdaların glisemik indeksi yüksek. Bu da erken yaşlanma nedeni. Beyaz pirinç yerine, posa bakımından zengin esmer pirinç ve bulgur tercih etmek iyi çözüm.

12- Lif, bitkisel gıdaların iskeletini oluşturduğundan, ne kadar fazla sebze, meyve ve işlenmemiş tahıl yenirse o kadar fazla lif alınmış oluyor.

Sıkı kalçaların sırrı!



Dişiliğinizin sembolü kalçalarınızın biçimli ve sıkı bir görünümde olmasını istemez misiniz? Bu isteğiniz egzersiz, doğru beslenme ve kozmetikler sayesinde mümkün.







Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hayal değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.

Su için

Suyun yararları saymakla bitmiyor. Cilt üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Egzersiz yapın

Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Masaj yapın

Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.

Tuzdan kaçının

Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

Hareketli olun

Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.

Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.

Göbeğinizi eritecek tüyolar



Mükemmel karın, düz, gergin ayrıca seksi bel formuna sahip olmalı... Nasıl mı? Aşağıda size önereceğimiz birkaç ipucuyla bugüne dek hiç olmadığı kadar mükemmel bir karın sahibi olabilirsiniz.







Vücudunuzun her santimetrekaresinde zinde bir görüntü için tüm proporsiyonların çalışması şart. Bu programla bir-iki hafta içinde vücudunuzda meydana gelen mucizevi değişikliklere siz de inanamayacaksınız.

Bel formunu belirginleştirin

Egzersizden asla vazgeçmeyin... Karın kasları düzenli egzersizle çabucak oluşur, egzersiz yapılmadığında da bir o kadar çabuk kaybolur. Şimdi eğer her gün egzersiz yapmaya gönüllüyseniz bu yazıyı okumaya devam edin.

Biz kadınlar için en kolayı yürüyüş. Ancak bu sırada yapacağınız nefes alışverişleriyle karın kaslarınızı da çalıştırmanız mümkün. Aynı zamanda ünlü top modellerin de kaslı karınlarının sırrı olan bu nefes metodu oldukça basit. Yürüyüş sırasında attığınız üç adımda nefes alın ve karnınızı gerginleştirin. Daha sonraki diğer üç adımda nefes verin ve kaslarınızı serbest bırakın. Aynı hareketi sonraki adımlarınızda da tekrarlayın. Başlangıçta kendinizi buna konsantre etmeniz gerekse de bir süre sonra otomatik olarak yapabileceğinizi fark edeceksiniz. Bu arada haftanın en az üç günü 15-20 dakika yürümeyi ihmal etmeyin.

Evde pilates... Evet, mümkün!

Eğer yürüyecek zaman bulamamaktan şikayet ediyorsanız o zaman size son dönemin gözdesi pilatesten bahsetmekte yarar var. O da tıpkı yürüyüş gibi derindeki kasları hedef alan, formda ve sıkı karın kasları yaratan efektif bir egzersiz şekli sunuyor.

Bir sandalyenin ucuna oturun. Kollarınızı rahat bir şekilde vücudunuzun iki yanına bırakın. Bu sırada göğüs kafesinizin açılması için burnunuzdan nefes alın. Şimdi kalça kaslarınızı gerginleştirin bu sırada göbek deliğinizi omurganıza yapıştıracakmış gibi içinize çekin. Gerginliğinizi bozmayın ve belinizi yukarıya doğru esnetin. Aynı zamanda uzun ve derin nefes vermeyi ihmal etmeyin. Nefes alıp verme sırasında 10'a kadar yavaşça sayın. Aynı hareketi 10 kez tekrarlayın. Bu egzersizin en güzel yanı işyerinde ya da tatilde kolaylıkla uygulanabilir olması.

Ve bir ekstra ipucu daha; Başınız yukarıda. Mükemmel bir duruşla saniyeler içinde gergin bir karın... Omurganızı gerdiğinizde vücudunuzun orta kısmı anında birkaç santimetre daralır. Boynunuzu uzatın, omuzlarınızı geri atın ve sırtınızı düzleştirin. Mükemmel. Otururken de tüm bunları düşünmeye gayret edin.

Karın şişkinliğine stres de neden olur

Sabahları uyandığınızda karnınız düzken öğle yemeğinin hemen ardından şişkinleşmeye başladığını görebilirsiniz. Bunun birden fazla nedeni olabilir. Soğan, çiğ meyve ve marul buna neden olabileceği gibi süt ürünleri ve sebze de çoğunlukla bu şişkinliğin sebebi olabilir. Ancak az bilinen gerçeklerden biri de şekersiz sakızların da dahil olduğu yapay tatlandırıcıların yanı sıra normal şeker de bağırsaktaki maya mantarlarını besliyor ve şişkinliğe yol açıyor. Bilim adamlarına göre stres de karında hava oluşumuna neden olabiliyor. Bunun sebebini stres hormonu kortizolün, yağ metabolizmasını karıştırması olarak açıklıyorlar.

Kremler düzenli kullanılınca etkili

Bikininin üzerinde küçük bir karın belki seksi görünebilir ama kesinlikle feminen değil. Bazen zayıf kadınlarda bile bu görüntüye rastlıyoruz. Çünkü genlerimiz vücudumuzdaki yağ oranını erkeklerden çok daha fazla olarak programlamıştır. Alfa olarak adlandırılan bu yağ hücreleri özellikle karın bölgesinde diğer bölgelere oranla daha fazla depolanmıştır. İyi haber ise kozmetik markalarının, bu küçük fazlalıkları ortadan kaldırma ve yenilerinin de oluşumunu önlemek üzere geliştirdiği özel kremlerin ve bantların etkili olmaları. İçerdikleri kafein, kakao ya da yorgun kasları alarma geçiren şeker blokajlarıyla, depolanmış lipidler serbest kalıyor ve dokulardaki fazla suyun atılması sağlanıyor. Bazı kremler de "ısı" etkileriyle yağın erimesini sağlıyor. Önemli olan bu tarz kremleri günde iki kez düzenli olarak uygulamak. Hücrelerdeki yağ oluşumunu engellemenin gizli bir sırrı da kan dolaşımını harekete geçirmek. Bunun için her gün duş sırasında bir sünger ya da banyo masaj aletiyle cildinizi hafif kızarana dek dairesel hareketlerle ovabilirsiniz.

Büyük göğüsler hayal değil!



Göğüslerim küçük diye üzülmeyin! Siz de her kadının hayallerini süsleyen muhteşem göğüslere sahip olabilirsiniz!







Göğüsler kadın vücudunun belirleyici organlarıdır, kadınlığın simgesidir. Meme kanseri nedeniyle göğüsleri alınan kadınlarda psikolojik sorunların oluşması normaldir. Bu sorunların oluşmaması için aynı anda ya da erken dönemde tamir son yıllarda sıklıkla uygulanmaya başlamıştır.

Küçük göğüslerin yaşattığı bir diğer problem de rahat kıyafet seçememe, alınan giysilerin bedende iyi durmamasıdır. Takviyeli tabir edilen, içinde dolgu ve destek içeren sutyen ve mayolarla idare edilebilse de birçok kadın göğüslerini büyütme arzusundadır. İtiraf edilmese de küçük göğüsler kendine güveni azaltmaktadır. Başkalarının hatta eşinin yanında bile soyunmaktan çekinen kadın sayısı hiç de az değildir.

Birçok genç kız bu derdini ailesine bile açamamakta, kendini kusurlu, ayıplı hissetmekte, hatta bu yüzden yanlış evlilikler bile yapabilmektedir. Halbuki günümüzde bu sorunun çözümü mümkün ve kolaydır. 1,5-2 saatlik bir operasyonla istenilen büyüklükte göğüslere sahip olunabilir.

Vücut silikonu reddeder mi?

Günümüzde göğüs büyütmenin en güvenilir yolu meme protezleridir. Meme protezleri bir kılıf ve içinde bir maddeden ibarettir. Kılıf genellikle silikondur, poliüretan ya da titanyum içeren silikondan da olabilir. İçindeki madde ise yine silikon ya da serumdur. Silikon protez içinde silikon olan, serumlu protez de içinde serum (tuzlu su) olan protezidir.

Kırışıklık tedavisi için deri altına enjekte edilen sıvı silikonun yol açtığı sağlık problemleri kılıf içinde silikon jel içeren meme protezleri hakkında da şüpheye yol açmış, bu nedenle ABD'de uzun yıllar yasaklanmış ancak araştırmalar sonucu temize çıkmıştır.

Teknolojinin gelişimiyle de bugün kullanılan silikon protezlerin içindeki jel silikon "high cohesive" özellikli olup, bu terim kılıf delinse de silikonun akmayacağını, pasta dilimi gibi yerinde kalacağını tarif eder.

Her yabancı cisme olduğu gibi proteze de vücut bir tepki verir ve etrafına bir koruyucu tabaka örer, kapsül denilen bu normal oluşum aşırı olabilir, memede şekil bozukluğu, şişlik, ağrıya neden olabilir, hatta protezin çıkarılması gereğine bile yol açabilir, halk arasında vücudu kabul etmedi ya da silikonu patladı tarzı ile ifade edilen bu durum aslında genellikle bu kapsül reaksiyonunu tanımlamaktadır, ancak%1-5 arasında bir oranda görülür ve çaresi vardır, en kötü ihtimalle protez çıkarılır ve yenisi konur. Zaten son yıllarda üretilen protezler kapsül oluşumunu en alt seviyede tutma amacıyla "textured" pütürlü yüzeyli olarak üretilmektedir, eski düz yüzeylilere göre avantajlıdır.

Serum içeren protezlerde de çok nadir olarak kaçak yapma şansı vardır, bu da yenileme gerektirir.Bunun dışında ameliyata özel bir risk yoktur, diğer ameliyatlarda ne kadar risk varsa protez ameliyatında da o kadar vardır.

Protez ya meme içine ya da kas altına konabilir. Düz, sarkmamış göğüslerde özellikle genç kızlarda genellikle kas altı tercih edilir, kas altında kapsül reaksiyonu şansı da daha azdır. Bu karar hastanın yapısı ve cerrahın tercihine göre verilebilir.Protezin yerleştirilmesi çeşitli yollardan olabilir; meme başından yarımay şekli bir kesi ile, meme altındaki katlanma çizgisinden kesi ile, koltukaltından kesi ile yapılabilir, hatta karın gerilecekse alttan karından bile konabilir. Hepsinin artıları ve eksileri vardır, kararı cerraha bırakmak en doğrusudur.

Ameliyat muhakkak hastane şartlarında, sterilizasyona azami özen gösterilerek yapılmalıdır. Genelde 1 gece yatma yeterlidir, aynı gün eve de gidilebilir. 1 ay kadar sutyen takılmalı, göğüsler korunmalı sportif faaliyetlerden kaçınmalıdır. Ameliyattan sonra güneş ve deniz serbesttir ancak bu 1 ay süresince yüzülmemelidir.

Ameliyattan sonra bir müddet göğüsler şiş görünür zamanla normal şeklini alarak doğallaşır, bu süreç zarfında kontrollere gidilir, cerrahınız gerekirse masaj tarif eder. Konulan protezlerin belli bir süre sonra değiştirilmesi gibi bir gerek yoktur, ömür boyu kalabilir. Emzirmeye, doğuma bir engel oluşturmaz. Mamografi, ultrason gibi meme tetkiklerinde işlemi yapan radyologa önceden proteziniz olduğunu söylemeniz gerekir, ona göre özel bir pozisyonda çekim yapar.

Botoks ile dimdik göğüsler



Kırışıklıkları yumuşatarak yüze canlı ve genç bir ifade veren Botoks, şimdi de deforme olmuş göğüslere umut oluyor!







Şaşılık tedavisinden spastik çocuklara, sinirsel kas hastalıklarından aşırı terlemeye kadar tıbbın birçok alanında kullanılan, estetikte ise çığır açan botoks, artık meme ve burun ucu kaldırmada da uygulanmaya başladı. Botoks ile burun ucu ve göğüs kaldırma çalışmalarına başlayan Avrupa Estetik ve Kozmetik Dermatoloji Derneği'nin (ESCAD) Etik Komite Başkanı Dr. Erçin Özüntürk, botoksun estetik müdahale yapmadan ve dolgu maddesi kullanmadan sarkık memeyi kaldırabilme özelliğinin olduğunu belirtiyor.

Henüz dünyada da uygulaması yeni olan botoks ile meme kaldırmayı üç vakada uyguladığını anlatan Özüntürk, botoks işleminden 15 dakika sonra kişinin günlük hayatına geri dönebildiğini belirtiyor. Özüntürk, uygulamadan sonra hastanın yatar pozisyona geçmemesi ve başını aşağıya eğmemesi gerektiğini söylüyor. Botoksun etkisinin yaklaşık üç ay sürdüğünü, göğüslerin eski haline geldikten sonra tekrar tekrar yapılmasında hiçbir sakınca bulunmadığını anlatan Özüntürk, yöntemin tek olumsuz yönünü "meme ucunun yana kayması" olarak ifade ediyor.

Kasım ayında Floransa'da düzenlenecek Avrupa Dermato-Veronoloji Derneği Kongresi'nde, botoksun estetik amaçlı yeni uygulamaları hakkında bir sunum yapacak olan Özüntürk "Botoks ile kaşları kaldırdığımıza göre burunu ve memeyi de kaldırabilir miyiz noktasından hareketle bu alanlarda kullanımı gündeme geldi" diyor.

Tüyleriniz görünmez olsun!



Günümüzde istenmeyen tüylerden kurtulmanın birçok yolu var. Ancak son teknolojileri içlerinde barındıran krem tüy sarartıcılarla tüyler acısız, ağrısız üstelik zaman kaybetmeden görünmez oluyor.







Kıl kökünün bir ürünü olan tüylerin, dağılımı ve yoğunluğu genetik olarak belirlenmiş. Kıl köklerinin bazıları gözle görülmeyecek incelikte, bazıları ise aktif olarak koyu renkli ve belirgin kıl üretimi yapar. Vücutta daha az veya daha belirgin olan bir tüylenme paterni; cinsiyet, ırk, yaş, hormonsal durum gibi etkenlere göre oluşur.

Türk kadınlarının da yarıdan fazlası koyu tenli. Koyu tenli kişilerin tüyleri daha belirgin oluyor. Ergenlik çağından itibaren, koyu renkli tüylerin rahatsızlık verdiği, özellikle yüz bölgesindeki tüylenmenin birçok kadında özgüven eksikliği yarattığı yapılan araştırmalarla ortaya çıkıyor.

Günümüzde, bu soruna yönelik birçok çözüm sunuluyor. Lazer epilasyon, epilasyon, sir ağda ve tüy dökücüler bu yöntemlerden birkaçı. Ancak son dönemin en etkili acısız, ağrısız ve koyu renkli tüylerin hızlı bir şekilde rengini açan, belirsizleştiren yöntemi krem formundaki tüy sarartıcılar.

Bu ürünler içeriğindeki karbondioksit ve amonyak gazları nedeni ile gaz-kabarcıkları çıkış özelliğine sahipler. Dolu gözenekleri temizliyor ve ciltten kirleri uzaklaştırıyor. Ve cildin kolay bir şekilde nefes almasını sağlıyorlar. Yine içeriğindeki hidrojen peroksit, bakterileri ve sivilcelere neden olan diğer mikroorganizmaları öldüren çok güçlü bir antiseptik olarak biliniyor. Tüy sarartma işleminin diğer en önemli sonucu ise cilde aktif oksijen vermesi.

Tüy sarartıcılarla ilgili yanlış bildiklerimiz

Tüy sarartıcılar, tüyleri kalıcı sarartır: Yanlış

Krem tüy sarartıcılar, cildin yüzeyindeki tüylerin rengini açar, dolayısıyla tüy kökleri etkilenmez. Yeni çıkan kıllar doğal renginde çıkar.

Sarartma işlemi tüylerde renk değişimine neden olur: Yanlış

Açıcı ya da bu karışım içerisindeki diğer kimyasallar tüylerin koyulaşmasını da koyu görünümünü sağlamaz. Tüylerde değişim herhangi bir ilaç tedavisi, güneş gibi çevresel faktörler, yaşlanma, menopoz, hamilelik gibi biyolojik faktörler gibi nedenlerden dolayı gözlenir.

Ciltte tahrişe neden olur: Yanlış

Cilt ekzotermik bir yapıya sahip olduğu için sarartıcıyı ilk uygulamada kısa süreli kızarıklığa neden olabilir, fakat bu belirtiler 1-2 saat içerisinde normale döner. Bu tip kızarıklıkların oluşmaması için içeriğinde aloe vera ve chamomile bulunan tüy sarartıcıları kullanmaya özen gösterin.

Krem tüy sarartıcı kullanırken nelere dikkat edilmeli?

* Kullanmadan önce mutlaka cildinizin hassasiyetini test edin.

* Asla sıcak banyo yaptıktan sonra uygulama yapmayın.

* Karışımı hazırladıktan hemen sonra işleme başlayın.

* Cildinizde bulunan kesik ya da aşınmaların, lekelerin ya da makyajın üzerine yanma ve tahriş gibi sonuçlar doğuracağı için asla uygulamayın.

* Karışımı hazırlamak için asla metal çatal, bıçak ya da kaşık kullanmayın. İçeriklerde kimyasal reaksiyon gösterebilir.

* Cilt sürekli yenilendiği ve yaşayan bir doku olduğu için sürekli melanin üretmektedir. Eczaneden en uzun süreli etki gösteren ürünü almaya özen gösterin ve tüyleriniz eski halini aldıktan sonra işlemi tekrar uygulayın.

* Sarartma işlemi için kullandığınız ürünlerin kapaklarını sıkıca kapatın.

* Etkisini kaybetmemesi için sarartıcı kiti her zaman serin, kuru ve karanlık bir yerde saklayın.

15 dakikada 10 yaş gençleşin



Kalıcı doğal güzelliğin sırrını keşfedin. 15 dakikada, ameliyatsız, 10 yaş daha gençleşin...







Yaz geldi. Bu yazı daha bakımlı, genç ve güzel geçirmek için herkes spor salonları, güzellik ve estetik merkezlerine koşuyor. Oysa ki yeni estetik mucizesi ciltaltı kalıcı dolgu maddesi (Aphrodite Gold) ile sadece bu yaz için değil, en az 3 ila 6 yıl kalıcı gençliğe kavuşmak artık mümkün...

Yüzdeki derin kırışıklıklarda 10 yıldan fazla bir süredir kullanılan deri altı kalıcı dolgu malzemelerinin yenilenen ve en son çıkan versiyonu İstanbul, İzmir ve Ankara’da (Opr. Dr. Fevzi Yavaş, Opr. Dr. Zafer Kurumlu, Opr. Dr. Can Öztekin, Bellaplast gibi) tanınmış estetik merkezleri ve plastik cerrahlar tarafından uygulanmaya başlandı. Elisabeth Hurley, Melanie Griffith gibi ünlü Hollywood yıldızlarının tercih ettiği ürün öğle tatilinde bile uygulanabiliyor. Üstelik ürün etkisini yavaş yavaş, 3 ila 6 ay içerisinde göstermeye başlıyor, böylelikle dostlarınıza estetik yaptırdığınızı söylemenize gerek kalmıyor. Gençliğiniz yavaş yavaş yüzünüzde ışıldıyor...

Özellikle ağız kenarları, çene ve alında oluşan derin kırışıklıklarda uygulanan ürün atelokolajenle kaplanmış PMMA zerreciklerinden oluşuyor. Ürünün yenilenmiş versiyonu kümelenme ve alerjik riskleri minimalize ediyor. Bir tek uygulama ile sonuç alınabileceği gibi doktorun gerek görmesi durumunda ikinci bir uygulama 2 ay sonra tekrar yapılabiliyor. Diğer kısa süreli ürünlerin aksine 3-6 sene boyunca tekrar tekrar ürünü enjekte ettirmeye gerek kalmıyor. Kalıcı cilt altı dolgu malzemesi, gençleşmek isteyenlere, ekonomik bir çözüm sağlıyor.

Geliştirilmiş bir teknolojinin ürünü olan bu dolgu maddesi ile doğal görünümden hiçbir şey kaybedilmiyor, yüzde ifade kaybı yaşanmıyor, şişkinlik oluşmuyor. 35-55 yaş arası uygun cilt tipindeki hastalara rahatlıkla uygulanabiliyor.

Pırıl pırıl bir cilt



Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na göre kadınlar kırışıklıklarından çok cilt yüzeyindeki sarkmalara karşı önlem almalı. Üstelik estetik cerrahiden önce başvurabilecekleri çok şey var!







Yaşlanmaya etkili olan ve sizi daha yaşlı gösteren şey kırışıklıklardan çok sarkmalardır. DMAE'nin yüzdeki sarkmaları Önleyici etkisinin kuşkulu hale gelmesi ise kötü ve üzücü bir durumdur. Muhtemelen DMAE ne sanıldığı gibi bir mucize ne de sıradan bir kozmetiktir. Gerçek bu ikisinin arasında bir yerde olmalıdır. DMAE hiçbir zaman cerrahi bir girişim sonrasındaki kadar cildinizi gergin gösteremez ama belirli bir düzeyde etkili olduğu da doğru bir bilgidir. DMAE'nin cildi nasıl sıkılaştırdığı henüz tam olarak bilinmemekle birlikte mekanizmasının hücre duvarı üzerinde etkili olduğu sanılmaktadır. Birçok kozmofamasötik üründe DMAE yer alır. Bu üründe de önemli olan noktanın yeterli miktarda ve uygun yapılanmada ürüne yerleştirilip yerleştirilmediğidir.

Kesinlikle faydalı mı?

Cilt yaşlanmasını azaltıcı destekler içinde en popüler olanlarından biridir. Retin-A A vitamininin asit formudur. Retin-A ihtiva eden ürünlerden kırışıklıklarınızı azaltmak, yaşlanmayla oluşan kahverengi lekeleri yok etmek ve cildinizde güneş ışınları tarafından meydana getirilen kalınlaşma ve pürüzlenmeleri azaltmak için yararlanabilirsiniz. Retin-A daha genç, esnek, dolgun ve parlak bir cildin anahtarı olabilir. Ölü tabakayı ortadan kaldırıp yenisiyle değiştiren bu kimyasal, güneş ve diğer dış etkenlerden zarar görmüş ölü cilt hücrelerinizin yenilenmesini sağlar. Bir uzman desteğinde Retin-A'lı ürünlerle mucize yaratabilirsiniz.

Genetik her şey değildir

Her cildin genetik programı farklıdır. Genetik programlanmanın ve DNA hafızasının cildinizin kaderinde belirleyici bir rol oynadığı da tartışılmaz bir gerçektir. Ancak yaşam biçiminizin, neleri yediğiniz ve içtiğiniz, nasıl uyuduğunuz, ne kadar stres yüklendiğiniz ve ne sıklıkta hareket ettiğinizin de cilt yaşlanmanızı etkilediğini bilmelisiniz. İçtiğiniz su miktarı, tercih ettiğiniz beslenme tipi, sigara kullanıp kullanmadığınız, alkol tüketiminiz, cildinizi güneşin acımasız etkisine karşı koruyup korumadığınız, cilt güçlendirici besin desteklerinden, vitamin ve minerallerden faydalanıp faydalanmadığınız ve daha pek çok şey en az genetik kodlarınız kadar cildinizin hangi yoğunluk ve hızla yaşlanacağına karar verir. Ve tabi ki cildinize gösterdiğiniz bakım ve özen... Kozmofarmasötik destekleri akıllıca kullanıyor, cildinizi zararlı olan makyaj ürünlerinden ve toksik çevresel faktörlerden koruyabiliyorsanız, işiniz kolaydır.

Estetik cerrahından bir öncesi

Botoks, resitilan, kollajen gibi dolgu maddeleri ya da değişik lazer teknikleri, Medi-Wave 10, O-lys Light Therapy gibi yöntemler kullanılarak erken dönemlerde yaşlılık sonucu gelişen bazı belirtilerle mücadele edebilmemiz mümkündür. Bütün bu yöntemlerden sadece diplomalı ve deneyimli uzmanların önerisi söz konusu ise yararlanmalısınız.

Besin desteklerinden de yararlanın

Doktorunuz ve besleme uzmanınızla cildinizi mutlaka konuşun. Onların önereceği bazı besin destekleri ile cildinizin daha yavaş yaşlanmasını, kuruma, incelme, kırışma gibi sorunlarla daha kolay savaşmasını sağlayabilirsiniz.

Göğüsler fora!



Yaz geldi, plaj sezonu açıldı. Baştan çıkaran, seksi göğüslere kavuşmak için hemen harekete geçmeniz gerekir!







Güzel ve seksi göğüslere kavuşmak için yapmanız gereken bazı hareketleri bilmekten geçiyor. Kol ve göğüs kaslarınızı geliştirecek bu egzersizleri haftada iki ya da üç kez yapabilirsiniz.

Dimdik göğüsler için

Dizleriniz bükük şekilde sırt üstü yere uzanın. İki elinize bir buçuk kiloluk dambıl alın ve kollarınızı başınızın üzerine kaldırın. Avuçlarınız birbirine baksın. Dirseğinizi hafiçe büküp, kollarınızı iki yana doğru indirip nefes alın. Bir saniye bu şekilde durun. Sonra nefes verip kollarınızı yukarı kaldırın. Hareketi tekrar edin. Bir sandalye ya da masanın önünde durun. Kollarınız omuz genişliğinde açık, sandalyeye tutunun. Yere dikey olarak tutunun. Ayak parmaklarınızla denge kazanın, göğsünüzü ellerinizle şınav çeker gibi yaklaştırın. Kendinizi tekrar geriye itip hareketi tekrar edin.

Dizlerinizi bükün, ayaklarınız yerde sırt üstü yere uzanın. Her iki eliniz ede dambıl alın ve avuçlarınız karşı tarafı görecek biçimde kollarınızı yukarı doğru kaldırın. Dirsekleriniz dümdüz olsun. Bu şekilde birkaç saniye kaldıktan sonra yavaşça başlangıç pozisyonuna dönün.

Botoks hakkında her şey!



Yaşlılık etkileriyle savaşmada en etkili silah olarak kabul edilen Botox hakkında herşeyi bildiğinize emin misiniz?







Botox botulinum toxin type A’nın ticari ismidir. Bu kimyasal madde asetil kolin salınımını engelleyerek ve motor sinir uçlarına bağlanarak sinir kas iletimini bloke ediyor. Kas içerisine enjekte edildiğinde geçici kimyasak kas felci yapıyor. Botox 1980’den beri Strabismus (şaşılık) ve blepharospasm tedavisinde kullanılıyor.

Henüz çok yeni

Kozmetik kullanımı Doktor Carruthers tarafından 1989’da başlandı. Botox en çok iki kaş arasındaki, göz kenarlarındaki ve alın bölgesindeki kırışıklıkları yok etmek için kullanılıyor. Daha az olarak, boyun kırışıklıklarının, çenedeki belirgin çizgilerin ve dudak üzerindeki kırışıklıkların yok edilmesi için kullanılıyor. Yüz asimetrisinde de tatbik ediliyor. Botox kozmetik kullanımı dışında uzun süren baş ağrılarının tedavisinde uygulanıyor. Aşırı allerjik kişilerde; özellikle insane proteinlerine ve tuzla suya allerjisi olanlara botox kullanılmamalı. Ayrıca kas ve nörolojik hastalığı mevcut kişilere ve hamile kadınlara da uygulanmamalı.

Ağrısız, sızısız

Botox çok küçük iğnesi olan insülin iğnesi ile daha önceden tespit edilmiş anatomic noktalara local anestetik pomad uygulandıktan sonra yapılıyor. İşlemden hemen sonra buz tatbik ediliyor ve hastaların enjeksiyon yapılan bölgelere masaj yapmamaları gerekiyor. Ağrı hemen hemen hiç hissedilmiyor.

Botox’un ilk etkisi uygulamadan 2-3 gün sonra görülmeye başlıyor. Bir iki hafta sonra ise maximum etkisine ulaşıyor. Etki 3 ile 6 ay arasında sürüyor. Bazı hastalarda 12 aya kadar uzayan etkisi görüldü. 3 ile 6 ay’da bir enjeksiyon tekrarlanabiliyor. Komplikasyon hiç görülmüyor.

Yanlış anatomik yerlere enjeksiyon yapılırsa istenmeyen etkiler görülebiliyor ancak ilacın etkisi sona erince istenmeyen etkiler kayboluyor.

Estetik kaça patlar?



Vücudun değişik bölgelerine uygulanan 32 ameliyatla Bonus Card reklamındaki değişimi yaş farkı hariç, elde etmek mümkün.







Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Nuri Soysal, ayak bileğinizden kulağınıza kadar uygulanan estetik ameliyatları en basit şekliyle özetledi. 39 milyara mal olan bir dizi ameliyatla yepyeni bir insan olabilirsiniz.

* Üst göz kapağı cerrahisi: Göz kapağındaki sarkıklığın, torbaların ortadan kaldırılması. Fiyatı: 1-2 milyar lira arasında.

* Alt göz kapağı cerrahisi: Göz altı torbalarının alınması, sarkmış derinin toparlanması. Fiyatı: 1-2 milyar lira arasında.

* Yüzdeki izi düzeltme: Yaşlılıkla, yarayla oluşan izlerin düzeltilmesi. Fiyatı: 1-2 milyar lira arasında.

* Yağ enjeksiyonu: Vücudun bir bölgesinden alınan yağın yüze enjektesiyle kırışıklıkların doldurulması. Fiyatı: 300 milyon lira - 1 milyar lira arasında.

* Yağ emme: Yüzde biriken yağ fazlalıklarının alınması. Fiyatı: 1.5 - 3 milyar lira arasında.

* Botoks: Yüze enjekte edilen bir madde ile kasların felç edilerek kırışıklıkların ortadan kaldırılması. Fiyatı: 300 - 400 milyon lira arasında.

* Yüz gençleştirme: Yüz germe, kırışıklığın lazerle düzeltilmesi. Fiyatı: 500 milyon lira ile 3 milyar lira arasında.

* Kimyasal soyma: Kimyasal bazı maddelerle yüzün üst tabakasındaki derinin soyulması ve alttan taze derinin çıkarılması. Fiyatı: 300 - 500 milyon lira arasında.

* Elmacık kemiğini büyütme: Elmacık kemiklerinin vücudun başka bir bölgesinden alınan kemik, kıkırdak, yağ ve yapay madde konularak belirgin hale getirilmesi. Fiyatı: 1.5 - 2 milyar lira arasında.

* Alın germe: Aşağı doğru hareket eden alnın yukarı doğru kaldırılması. Fiyatı: 1.5 - 2.5 milyar lira arasında.

* Kaş kaldırma: Şakağın gerilmesi, kırışıklığın toplanması ve düşen kaşın kalkması. Fiyatı: 1 - 2.5 milyar lira arasında.

* Dudak kalınlaştırma: Dudağa yağ, doku veya silikon enjektesiyle kalınlaşma sağlanması. Fiyatı: 300 milyon lira ile 1 milyar lira arasında.

* Dudak şekillendirilmesi, uzatma: Cerrahi müdahale ile dudağa şekil verme. Fiyatı: 300 milyon - 1 milyar lira arasında.

* Burun estetiği: Burnun operasyonla şekillendirilmesi. Fiyatı: 2 - 3 milyar lira arasında.

* Saç ekme: Saçsız deriye saç nakli yapılması. Fiyatı: 2.5 - 3 milyar lira arasında.

* Alın, burun, çenenin uyumlu hale getirilmesi: Fiyatı: 2.5 - 3 milyar lira arasında.

* Çene ucunu büyütme: Cerrahi olarak çene öne doğru uzatılır veya başka yerden doku alınarak koyulur. Fiyatı: 1.5 - 2 milyar lira arasında.

* Boyun germe: Boyundaki sarkık ve kırışık derinin gerilerek düzeltilmesi. 2 - 3 milyar lira arasında.

* Meme büyütme: Memenin protez takılarak büyütülmesi. Fiyatı: 2.5 - 4 milyar lira arasında.

* Meme küçültme: Büyük memenin derinin fazla dokusu alınarak dikleştirilmesi. Fiyatı: 2.5 - 4 milyar lira arasında.

* Meme dikleştirme: Sarkık memenin fazla deri alınarak dikleştirilmesi. Fiyatı: 2.5 - 4 milyar lira arasında.

* Memeyi büyütme ve dikleştirme: Sarkık memenin dikleştirilmesi ve içine protez koyularak büyütülmesi. Fiyatı 2.5 - 4 milyar lira arası.

* Asimetrik memeyi düzeltme: Biri büyük, diğeri küçük olan memenin estetik ameliyatla eşitlenmesi. Fiyatı: 2.5 - 4 milyar lira arasında.

* Koldaki sarkıklıkları giderme: Elde yaşlanmayla oluşan kırışıklıklar ve lekelerin peeling ve cerrahi ile giderilmesi.

* Koldaki fazla yağları alma: Koldaki yağlara liposuction. Fiyatı: 1-2 milyar lira.

* Eldeki kırışıklıkların giderilmesi: Elde yaşlanmayla oluşan kırışıklıklar ve lekelerin peeling ve cerrahi ile giderilmesi. Fiyatı: 500 milyon lira ile 1.5 milyar lira arasında.

* Karın germe: Hamilelik döneminde veya kilo alıp vermeyle sarkan derinin ameliyatla toparlanması. Fiyatı: 2.5 - 4 milyar lira arasında.

* Karındaki yağları alma: Karında biriken fazla yağların liposuction ile alınması. Fiyatı: 1.5 - 2.5 milyar lira arasında.

* Kalça sarkıklığını giderme: Kalçada meydana gelen deri sarkmalarının ameliyatla düzeltilip gerginleştirilmesi. Fiyatı: 2.5 - 4 milyar lira arasında.

* Kalçadaki yağları alma: Kalçada biriken yağa liposuction yapılması. Fiyatı: 2.5 - 3 milyar lira arasında.

* Dizdeki sarkıklığın giderilmesi: Sarkan derinin ameliyatla toparlanması. Fiyatı: 1.5 - 3 milyar lira arasında.

* Kalın ayak bileğinin inceltilmesi: Ayak bileğinden yağ alınarak inceltme. Fiyatı: 1.5 - 2.5 milyar lira arasında.

Selülit bir hastalık!



Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Peker, alınacak birtakım tedbirlerle, kadınların korkulu rüyası olan selülitten korunmanın mümkün olduğunu söyledi.







Selülit, derinin alt tabakasında yağ dokusunun hemen çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan bir hastalıktır. Bakın Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Peker selülit ile ilgili olarak neler söylüyor:

“Beslenme ne kadar fazla tek yönlü olursa, selülite o kadar çabuk aday olursunuz.” diyen Peker, hayvansal yağ, şeker, tuz, yüksek topuklar, yanlış yürüme hareketleri ve kambur oturmanın da selülite yol açtığını bildirdi. Peker, selülitten korunmanın mümkün olduğunu vurgulayarak, şu önerilerde bulundu:

“Kilonuzu koruyun, günde 1500 kalori alın. Çok hareket edin, vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir. Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin. Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun. Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize masaj yapın ya da saunaya gidin.”

Selülitin rejimle geçmeyeceğini ve özel bir tedavi gerektirdiğini kaydeden Doç. Dr. Fatih Peker, tıbbi tedavilerin de, “Tıbbi masajlar, akupunktur, ozon terapi-ozon banyosu, lazer terapi, basınç terapisi, mezoterapi, lipoliz, liposuction” olduğunu kaydetti.

Ayaklara da French



Ellerden sonra Tırnakbar'dan ayaklara kalıcı French uygulaması...







Açık ayakkabıların ve seksi terliklerin zamanı geldi, beraberinde ayak tırnaklarına sürülen, sürekli bozulan, sararan ojelerin de...

Tırnakbar bu sezon sizleri bu sıkıntıdan kalıcı French uygulamasıyla kurtarıyor.

Jel teknoloji ürünleriyle doğal tırnak üzerine 1 saatte gerçekleştirilen çalışmadan sonra ayak tırnakları kalıcı olarak frenchli görünüme kavuşuyor. Tırnak uzama hızınıza bağlı olarak 1,5 ila 2 ay arası asla bozulmadan kullanılabiliyor.

Denizde, havuzda, kumda asla sararmıyor, bozulmuyor.

Kalıcı french uygulaması yapılmış tırnaklara arzu edilirse farklı renklerde oje uygulanabiliyor, oje çıkarıcı kullanıldığında tırnaklar yine Frenchli görünümünü koruyor.

Tırnakbar’da ayak tırnaklarına kalıcı French uygulama ücreti 100 YTL.

Beş adımda bikini vücudu



Önce egzersizlerle duruşunuzu değiştirecek, ardından vücudunuzu ölü derilerden arındıracak ve nemlendireceksiniz. Anında sıkılaştırılan ürünler, bronzlaştırıcı sprey, vücut fondöteni ve ışıltılı kremler son noktayı koyacak. Sonra, aynadaki bikinili kadını tanıyamayacaksınız!







İyi bir duruş

Doğru durmayı bilmek, vücudunuzun sadece saniyeler içinde bile çok daha güzel görünmesini sağlayabilir. Üstelik iyi bir vücut duruşunu benimsemek aynı zamanda harika bir egzersiz yerine geçer. Omurganızın ortasından geçen bir ipin, başınızın üzerinden çekildiğini hayal edin. Midenizi içeri çekin, poponuzu hafifçe kasın ve göğsünüzü çıkarın. Omuzlarınız gevşek ve geride durmalı. Çeneniz yere paralel ve başınız vücudunuza uygun şekilde dik durmalı. Otururken de önemli kural vücudunuzun dikliğini bozmamanızdır.

Ölü derilerden kurtulun

Ölü derileri attıktan sonra incelen cilt, daha düzgün ve şeffaf görünür. Ölü derilerden kurtulma işleminin bir faydası da, kuru ve sert yüzey hücrelerinden kurtulan cildin nemlendiriciyi kabul etmeye ve emmeye hazır hale gelmesi. İşte etkili bir tarif, bir kase dövülmüş badem ya da fındığın içine iri bir domatesi rendeleyin ve bu karışımla, özellikle dirsek ve dizlerde yoğunlaşarak, bütün vücudunuzu ovun.

Yoğun nemlendirme

Ölü derilerden arındırdığınız cildinizi nemlendirerek hem ipeksi bir görüntüye kavuşturabilir, hem de harika bir bronzluk için zemin hazırlayabilirsiniz. Banyodan çıkıp, havluyla kurulandıktan hemen sonra, cildiniz henüz nemliyken nemlendirici ürününüzü uygulayabilir ve cildin üzerindeki suyu hapsedebilirsiniz. Zaten nemlendiricilerin en önemli işlevi cildin üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturmaktır.

Anında sıkılık ürünleri

Anında sıkılık sağlayan bu ürünlerin vücuda özel olanlarıyla, sadece dakikalar içinde vücudunuz daha güzel ve fit görünebiliyor. Ayrıca ödemi ve vücudun tuttuğu fazla suyun atılmasını kolaylaştıran bu ürünler özellikle bacaklarınızı daha hafif hissetmenizi de sağlıyor.

Vücut makyajı

Bikininizi giymeden önce 20 dakikanızı bu iş için ayırmanız yeterli. Tercihinize göre, önce yapmanız gereken bronzlaştırıcıyı uygulamak olmalı. Eğer daha fazla vaktiniz varsa, anında değil de, bir-iki saat içinde etkisini gösteren güneşsiz bronzlaştırıcı ürünlerden de faydalanabilirsiniz. Sonra da, vücut fondötenini ya da ışıltı kremleri sürerek bikininizi giyebilirsiniz.

Mükemmel popoların sırrı



Çoğu kadının en büyük hayali biçimli ve diri kalçalara sahip olmak...







Önceleri gerçekleştirilmesi imkansız gibi görünen bu hayal aslında hiç de ulaşılmaz değil. Yeter ki yapmanız ve kesinlikle yapmamanız gerekenleri bilin.

Tıpkı Jennifer Lopez’inki kadar güzel olmalı... Bu biz kadınların en büyük hayali ama doğruyu söylemek gerekirse, hiç de kolay bir şey değil. Çünkü yapısı gereği popo bölgesi başlı başına bir sorun. Üstelik çok fazla yağ dokusuyla bezeli olmasının yanı sıra buradaki kan dolaşımı vücudun diğer bölgelerinden daha kötü.

Gerginleştirici masaj ideal

Popo bölgesindeki bağ dokusu yumuşak ve inanılmaz elastik. Yağ tabakasının altındaki vücudun bu en büyük kası, onu vücudun önemli bir bölgesi haline getiriyor. Ancak çok oturmak dokuların sarkmasına neden oluyor. Ayrıca nikotin, tuzlu yemek ve güneşe çok fazla maruz kalmak da güzel bir poponun düşmanları... Güzel ve sıkı popo kaslarına sahip olmanın birkaç anahtar sözcüğü var; masaj, jimnastik ve bakım kremleri... Kozmetik markalarının bacak için önerdiği ürünler yağ takabasını incelterek aynı zamanda popoyu da gerginleştiriyor. Bu bölgedeki cildin daha pürüzsüz olmasını istiyorsanız, hücreleri yenileyici etkisi bulunan selülit kremleri size bu konuda yardımcı olacaktır.

Duşun altında geçirdiğiniz kısa süre içinde poponuzu daha güzel hale getirecek çözümler yok değil. Bunlardan biri de gerginleştirici masaj. Ya masaj eldivenleri ya da masaj toplarıyla yapılan üç dakikalık küçük dairesel hareketler sayesinde vücudun bu bölgesindeki kan dolaşımı artıyor. Bu masaj sonrasında yapacağınız kısa süreli sıcak-soğuk masajlar da yağ yakımını hızlandırmaya yardımcı oluyor.

Güzel ve sıkı bir popo için yerde köprü hareketi

Yere uzanın ve elleriniz iki yanınızda olacak şekilde bacaklarınızı dizlerinizden bükün. Şimdi bacaklarınız üst gövdenizle düz bir çizgi oluşturacak şekilde poponuzu mümkün olduğunca havaya kaldırmaya çalışın. Bacaklarınızı hafifçe rahat bırakın ama popo kısmınız zemine değmeden vücudunuzu yeniden bir önceki konuma getirin. Aynı hareketi 20 kez tekrarlayın.

Karın üzerinde popo gerginleştirme

Yere karnınızın üzerine uzanın. İki elinizi birleştirerek alnınızı ellerinizin üzerine koyun. Bir sonraki nefes alışınızla birlikte sağ gergin bacağınızı kaldırın ve parmak uçlarınız zemine değmeden yavaşça yeniden yere uzatın. Bacağınızı 10 kez kaldırın ve indirin daha sonra diğer bacağınıza geçin.

Diz üzerinde bacak hareketi

Dizlerinizin üzerinde elleriniz ve bacaklarınız yere değecek şekilde durun. Yüzünüz yere bakarak iki kolunuzu paralel olarak uzatın. Baldırınız ve sırtınız düz bir çizgi oluştursun bu sırada bir bacağınızı geriye doğru gerginleştirin. Bacağınızı dizden kırarak yukarıya doğru kaldırın ve yeniden eski pozisyona geri dönün. Her iki bacak için aynı hareketi 12 kez tekrarlayın.

Selülitsiz hayat oh ne rahat!



Kusursuz bir güzellik her kadının hayali. Fakat dengesiz beslenme ve hareketsizlik sonucu oluşan selülitler, maalesef bunun gerçekleşmesini önlüyor. Oysa düzenli bir hayat ve tedavi yöntemleri sayesinde güzel bir vücuda kavuşmak artık hayal olmaktan çıkıyor.







İster zayıf olsun ister şişman, kadınların yüzde 90'ının en büyük problemlerinden biridir selülit. Selülit; genellikle bacakların üst, diz ve bileklerin iç, kaba et ve baldırların arka kısmında görülen, hormonal ve dolaşım bozukluğundan kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Uzmanlar, sağlıksız yaşam koşullarının, dengesiz beslenmenin, fazla alkol, sigara tüketiminin ve hareketsizliğin vücudun yağ hücrelerinde toksin birikmesine, bunun da selülite yol açtığını söylüyor. Toksinleri vücuttan dışarı atabilmek için diyet ve hafif egzersizlerin yanı sıra, anti selülit ürünleriyle vücut masajı da yaptırmak gerekiyor. Selülit, vücutta fazla yağ birikimi sonucu oluşan bir hastalık. Bu durumda, vücuda alınan yağ miktarı azaltılmadığı sürece, selülitin de kolay kolay yok olmayacağı bir gerçek. Tedavinin mutlaka düşük kalorili, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olan bir diyetle desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca diyet sırasında ve sonrasında bol miktarda da su içilmeli. Toksinlerin vücuttan atılabilmesi için, günde 1.5 litreden fazla su ya da şekersiz sıvı tüketmek şart.

Selülitten kurtulmanın yolları

Kişiye özel hazırlanmış sağlıklı, vücudun belirli bölgelerini incelten bir aerobik programı, selülitlere elveda demenin en ideal yolu. Aerobik düzenli bir şekilde uygulandığı takdirde vücudu genel olarak şekillendiriyor. Başlangıç safhasında vücudun üst kısmından kilo veriliyor. Kalçalardaki yağlardan kurtulabilmek için de diyet ve aerobik yapmaya devam etmek gerekiyor. Bunun dışında dikkat etmeniz gereken başka noktalar da var:

Doğru beslenme alışkanlığı

Sofradaki kötü alışkanlıklardan vazgeçin. İşe yağ, tuz ve şekerden uzak durarak başlayabilirsiniz.

Damar yetmezliği

Bir başka deyişle 'dolaşım bozukluğu', kadınlarda çok görülür ve selülit semptomları olanlarda kaçınılmazdır. Bu nedenle çok sıkı giysilerden, çok sıcak banyodan ve uzun süre güneşte kalmaktan kaçınmak gerekir.

Strese karşı savaşın

Stresinizi sakinleştirici ilaçlarla azaltmak yerine, yoga gibi doğal yöntemleri tercih edin.

Selülit kremleri

Eğer başka bir önlem almıyorsanız, sadece antiselülit kremleri kullanmanız başarısızlıkla sonuçlanır.

Mezoterapi ile güzelleşin

Günümüzde selülit tedavisinde en sık kullanılan yöntem olan 'mezoterapi'; orta deriye ince uçlu iğnelerle ilaç enjekte ederek bölgeyi tedavi ediyor. Cilt Hastalıkları ve Mezoterapi Uzmanı Doç. Dr. Melisa Eczacıbaşı, selülit tedavisi ve bölgesel zayıflamada etkili olan yöntemin bacak, karın, kalça, diz çevresi, karın, mide, sırt veya kola uygulanabileceğini söylüyor. İlaç, o bölgedeki yağ bloklarını yıkıp kan dolaşımını artırmasına neden olduğundan, seanslara düzenli bir şekilde devam edildiğinde bölgedeki selülitler yok olup 15 - 20 cm arasında zayıflama meydana geliyor. Mezoterapi ile zayıflamanın en büyük avantajlarından biri, bölgede incelme sağlanırken sarkma sorununun olmaması. Tam tersine bölgede toparlama görülüyor. 10 - 15 dakikalık tedavi, ortalama 8 - 10 seans sürüyor. Tedaviden sonra kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum olmuyor, ama bazen yapılan iğne yerinde küçük birkaç morarma noktası görülebiliyor. Mezoterapi; yüksek tansiyon, deride açık yaralar, kasık fıtıkları, varis oluşumu gibi durumlarda, ayrıca kanserli hastalara, hamilelere, ilaç tedavisi altında olanlara ve diyabetiklere uygulanmamalı.

Selülit tedavisinde diğer öneriler

Çiğ ya da pişmiş taze sebzeleri, özellikle ananas ve greyfurdu bol tüketin.

Unlu, şekerli, baharatlı, salçalı yiyeceklerden, kola, kafein, alkol ve sigaradan kaçının.

Hayvansal proteinlerce zengin diyet uygulayın. Böylece dokular çok gevşemeden incelme sağlanır.

Selülit düşmanı besinler

Çilek: Dokuları sıkılaştırıcı silisik asit ve vitaminler içerir.

Keten tohumu: İçinde yağ asitlerini birbirine bağlayan safra maddeleri bulunur.

Ananas: Metabolizmayı hızlandıran enzimlere sahiptir.

Karides: Protein açısından çok zengindir ve kasları güçlendirir.

Yulaf ezmesi: Kalojen yapımı için gereken bakır ihtiva eder.

Kivi: Bağ dokularında kalsiyum depolanmasını engeller.

Lahana: C vitamini açısından zengindir, kan dolaşımını hızlandırarak, vücudun boşaltımını kuvvetlendirir.

Yenmemesi gerekenler

Sosis: İçerdiği hayvansal yağ nedeniyle bağdokusunun gevşemesine neden olur.

Çikolata: Yağ ve şekerden oluştuğu için fazla kilo aldırır.

Alkol: Yüksek oranda alınan alkol, karaciğere ve karaciğerin süzücü işlevine zarar verir.

Kahve: Damarları daraltır.

Sakatatlar: İçerdikleri zararlı maddelerle bağdokusunu olumsuz etkilerler.

Tuzlu fıstık: Tıpkı diğer çok tuzlu besinler gibi vücutta su tutulumuna neden olur.

Sucuk: Bol miktarda tuz ve yağ içerir.

Bronz teni kim istemez!



Solaryum ile uygulanan bir bronzlaşma, kızgın güneşli tatil bölgelerinde veya dağlarda yapacağınız tatil için iyi bir ön hazırlık olacaktır.







Solaryuma girmeden önce aşağıdaki hususlara dikkat etmeyi unutmayın!

- Öncelikle bilinen, temiz, hijyenik ve uzman kişilerin hizmet verdiği bir solaryum salonu tercih edin.

- Solaryuma her girişinizin ne kadar süreceği ve ne sıklıkta olacağı uzmanlar tarafından belirlenmelidir. Bunun için cilt testi yaptırmanız gerekir. Cilt testi sayesinde teninizin rengine ve cildinizin hassasiyetine göre uygun süre ve seanslar belirlenir. Eğer gerekenden fazla süre veya seans kalırsanız, cildinizde ciddi hasarlar meydana gelebilir.

- Doğal bir bronzluğa ulaşmak için toplam 6 ilâ 7 seans yeterli olmaktadır; çabuk bronzlaşmak için seanslar sık sık tekrar edilmemelidir. Örneğin bir hafta içinde 3 kereden fazla veya aynı gün içinde 2 kez solaryuma girmek tehlikelidir.

- Solaryumda ilk seansınız 8 ile 10 dakika arasında olmalı daha sonra 5'er dakika artırılarak maksimum 20 dakikaya çıkarılmalıdır.

- Solaryum seanslarına başlamadan önce vücut peeling’i yapın. Böylece cildinizdeki ölü deri hücreleri atılır, gözenekleriniz açılır, daha eşit ve kalıcı bir bronzluk elde edersiniz.

- Solaryuma girmeden önce cildinizi makyajdan ve diğer kozmetik ürünlerinden mutlaka arındırın.

- Seans sırasında direkt ışığa bakmayın; ya gözlerinizi kapalı tutun ya da koruyucu gözlük takın. Lens kullanıyorsanız çıkarmayı unutmayın.

- Vücudunuzda dövme varsa, bu bölgeleri koruyun; alerjik reaksiyonlar oluşabilir.

- Alkollü olarak solaryuma girmeyin.

- Epilasyon, ağda, cilt bakımı sonrasında solaryuma girmeyin.

- Kalıcı makyaj ve lazer uygulamalarından sonra solaryuma girmeyin.

Seksi bacaklarınız olsun!



Kısa zamanda seksi bacaklarınız mı olsun istiyorsunuz? Haftada iki kez bu hareketleri yapın ve yedi günde farkı fark edin.







Kapı tokmağı çömelmeleri

Hedef: Kalça, diz arkası

Kronometrenizi 100 saniyeye ayarlayın. Bacaklarınız kalça hizasında açık olsun. Küçük bir tabure tam arkanızdayken, açık bir kapının dar kenarına yüzünüzü dönük durun. Kollarınız dümdüzken, birer elinizle kapı tokmaklarını iki taraftan tutun. Yavaş yavaş 10'a kadar sayarken, tabureye değecek (ancak oturmayacak) şekilde yavaş yavaş aşağı inin. Bekleyin ve yine yavaş yavaş 10'a kadar sayarak doğrulmaya başlayın. Bu hareketi zaman dolana kadar tekrar edin.

Yana yatık bacak kaldırmaları

Hedef: Kalça, dış, üst bacak

Yine kronometreniz 100 saniyeye ayarlı olsun. Bacaklarınız düz ve gergin, başınız sağ avucunuzun iç inde, sağ tarafınıza uzanın. Sağ bacağınızı dizinizden bükün ve sol elinizi destek için yere koyun. Yavaş yavaş 10'a kadar sayarak sol bacağınızı 80 derecelik bir açıyla yerden kaldırın. Kalça ve bacak kaslarınızı sıkarak bekleyin ve yine yavaş yavaş 10'a kadar sayarak bacağınızı indirmeye başlayın. Hareketi zaman dolana kadar tekrarlayın ve bu sefer aynısını sol tarafınıza uygulayın.

Tek bacak bükülmeleri

Hedef: Diz arkaları ve baldırlar

Yarım kiloluk bir ağırlığı bir ayak bileğinize sabitleştirin ve ayaklarınız birbirine bitişikken ayağa kalkın. Elleriniz 30 cm önünüzdeki bir tabureye değecek şekilde, kollarınızı düz tutarak öne doğru eğilin. 10'a kadar yavaş yavaş sayarken, ağırlık olan bacağınızı kırın ve kalçanıza doğru kaldırın. Diz arkasındaki kaslarınızı sıkın, bekleyin ve bacağınızı indirin. 100 saniye dolana kadar tekrarlayın ve diğer bacağınıza geçin.

Topuk kaldırmalar

Hedef: Baldırlar

Bacaklarınız birbirine paralel ve kalça hizasında açık, yüzünüz duvara dönük durun. Katlanmış bir havluyu ayaklarınızın altına yerleştirin, kollarınızı kilitleyin ve avuçlarınızı destek için duvara koyun. Yavaş yavaş 10'a kadar sayarken topuklarınızı yerden kaldırın ve parmak ucunda havlunun üzerinde durun. Bekleyin ve baldırlarınızı sıkın, sonra 10'a kadar yavaş yavaş sayarak aşağı inin. 100 saniye boyunca hareketi tekrarlayın.

Yüz şekliniz ve siz



Aynalar bizi hayallere götürür. Onun karşısında, gerçek görüntümüzle düşlerimiz birbirine karışmaya başlar.







Kaşım biraz daha yüksek olsa, burnum hafifçe kalksa, dudaklarım azıcık daha dolgun, göz çevrem biraz daha gergin ve gözlerim daha iri olsa... Ellerimizle yüzümüzü hafifçe çekiştirerek bu düşündüklerimizin bize yakışıp yakışmadığını denemeye çalışırız. Kendimizle başbaşa olduğumuz bu son derece özel anlarda, çoğumuz, kendimizi yeniden yarattığımızı düşleriz.

Kendiniz gibi kalın!

Bütün bu duygular ve hayaller gayet doğal, samimi ve insancadır. En azından kadıncadır! Ama ne yazık ki bu hayallerimizin her zaman gerçek olması mümkün değil. Hiç kuşkusuz her birimizin yüzü farklı bir kemik yapısına, değişik hatlara ve cilde sahiptir. Bunu reddederek güzelleşmeye çalışmak, bir başka insanın görüntüsü içine girmek için çabalamak imkansızdır. En iyisi kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek, sevmek ve bu sınırlar içinde 'daha güzel' olmaktır. Gerek estetik ameliyatlarda, gerekse botoks ve dolgu gibi kozmetik işlemler de yüzümüzün bütünlük içinde olması ve dengelerin korunması çok önemlidir.

Temel yüz biçimleri...

Kozmetik işlemleri, saç modelimizi, makyajımızı, gözlük seçimimizi yüz biçimine göre ayarlayabilirsek, güzel görünürüz. Unutmamak gerek ki; her yüz biçiminin farklı bir avantajı vardır.

Ovaller ideal tip

İdeal yüz biçimi ovaldir. Bu yüzler, ağız ve burunları sürpriz yapmamışsa dengeli hatlara sahip olurlar. Bu nedenle hatları ve oranlarıyla diğer yüz tiplerini belirlemek için temel alınırlar. Yani diğer yüzlerde işlem yapılırken, oval bir görünüm oluşturulmaya çalışılır. Oval yüzlerde zamanla oluşabilecek çöküntüler ve kırışıklıklar fazla zorlanmadan normale döndürülür.

Elmas suratlar

Bu tip yüzlerde alın ve çene dar, elmacık kemikleri ise fazlasıyla geniştir. Elmas yüzlerin alınlarını daha geniş, yüzlerini ise daha uzun göstermek için çalışırız. Bu amaçla kaşlara hafifçe kavis verir, üst ve alt dudakları dolgu ile belirginleştiririz. Ama en etkili olanı, elmas biçimli yüzlerde epilasyon yaparak alındaki saçları azaltmak, böylece alnı genişletmektir.

Uzunlara botoks

Bu tip insanların yüzü uzun dar, yanakları ise çukurdur. Tipik örneklerde uzunluk genişliğin bir buçuk katından fazladır. Zamanla kaşların düşmesi ve burundan çeneye uzanan çizgilerin derinleşmesi, bu tip yüzleri daha da uzun ve zayıf gösterir. Uzun yüzlerde kaşlar botoks ile kaldırılarak doğal kavsine geri döndürülür, elmacık kemikleri, şakaklar, yanaklar, ağız çevresi ve dudaklar dolgu ile beslenip, saçlara da bukleler verilirse mükemmel sonuçlar alınır.

Karelere dolgu

Kare yüz şeklinde alın bölgesindeki ve çenedeki genişlik birbirine yakındır. Alındaki saç çizgisi düz, çene yapısı ise köşelidir. Bu tip insanlarda kaşlara oval bir biçim vermek ve düşmesini önlemek gerekir. Dudakları dolgunlaştırmak, çenedeki köşeli görünümü azaltır. En önemlisi; saç ve makyaj tasarımını doğru yapmak, fazla kilodan kaçınmaktır. Bu yüzlerde genellikle boyun kısadır ya da kısa görünür. Dekolte giysilerle boynu sarmayan takılar ve yüzü uzun ve ince gösteren boyun hattını açıkta bırakan saç modelleri, yüz biçimini dengelemeye yardımcı olur.

Kalp üçgen yüzler

Alnı geniş ama çene kısmı dar olan yüz tipine 'kalp üçgen' denilir. Bu tip suratlarda kaşların arasındaki mesafeyi azaltmak ve kavis vermek büyük önem taşır. Bu değişimi gerçekleştirmek için cımbız, epilasyon ve kalıcı makyaj bize yardımcı olur. Çeneye ve bazı yüzlerde de yanaklara dolgu yapmak iyi olabilir. Ama dudaklar fazla ince değilse, çeneyi ve yüzü dolgunlaştırmaktan kaçınmak gerekiyor.

Yuvarlak çene

Bu tip yüzlerde alında saç çizgisi ve çene biçimi yuvarlak, yanaklar ise dolgundur. Daha ince ve uzun bir görünüm elde etmek için, kalıcı makyajla kaşlar yeniden şekillendirilebilir. Bu tip yüzlerde fazla dolgun dudaklara özenmemek daha iyidir. Saç modeli ve giysilerdeki uygun yaka modelleri görünümü çok değiştirir. Dik yakalar, boynu saran bluzlar bu tiplere göre değildir.

Dengeyi bozmayın

Dolgu ile birçok yüz kusurunu (özel teknikle yapılırsa) düzeltmek mümkündür. Dolgu ile yüzdeki dengesizlikler onarılabilir ve asimetri bile sağlanabilir. Ancak kozmetik işlemlerin başarısı, yüzünüzün doğal görünmesi, bütünlük içinde olması ve dengelerin korunmasına bağlıdır.

* Yüzün belirli bir kısmı dolgudan sonra gayet başarılı bir şekilde gerilmiş olabilir. Ama bu durum, yüzün diğer bir bölgesinin daha yaşlı görünmesine yol açabilir. Örneğin; yanaklar ve burundan dudak kenarlarına doğru inen çizgiler fazla gerilirse çenenizdeki hafif çöküntüler göze batar.

* Dolgu ile büyük bir dudak yapılabilmesi için burun-dudak-çene arasındaki mesafelerin uygun olması gerekir. Burun estetiği geçiren birçok hastanın, burundudak mesafesi açılır. Bu kişilerin yüzündeki dengeyi geliştirmek için dudak dolguları çok uygundur.

* Küçük çenelere büyük bir dudak yapılacak olursa çene tamamen kaybolur.

* Alın dar ise kaşlar fazla kaldırılmamalıdır.

Doğal olun

Yüzü değiştirmek ya da gençleştirmek ince bir sanattır. Yüz biçiminiz, iskeletiniz, cilt tipiniz ve renginiz, ağız-burun-göz-dudak gibi yüz hatlarınız ve aralarındaki mesafeler hatta yaşam tarzınız, tüm ayrıntılarıyla dikkate alınmalıdır. Dolgu, botoks ya da başka bir kozmetik işlem yapıldıktan 1 hafta sonra üçüncü kişiler tarafından fark edilmemesi önemli bir başarı testidir. Amacımız abartısız ancak kusurları veya kırışık derinliği yumuşatılmış bir yüz olmalıdır. İyi görüneceksiniz ama doğal kalacaksınız. Şişirilmiş gibi görünen bir yüzün güzel olduğunu kim söyleyebilir ki...

Yüz şekliniz ve siz



Aynalar bizi hayallere götürür. Onun karşısında, gerçek görüntümüzle düşlerimiz birbirine karışmaya başlar.







Kaşım biraz daha yüksek olsa, burnum hafifçe kalksa, dudaklarım azıcık daha dolgun, göz çevrem biraz daha gergin ve gözlerim daha iri olsa... Ellerimizle yüzümüzü hafifçe çekiştirerek bu düşündüklerimizin bize yakışıp yakışmadığını denemeye çalışırız. Kendimizle başbaşa olduğumuz bu son derece özel anlarda, çoğumuz, kendimizi yeniden yarattığımızı düşleriz.

Kendiniz gibi kalın!

Bütün bu duygular ve hayaller gayet doğal, samimi ve insancadır. En azından kadıncadır! Ama ne yazık ki bu hayallerimizin her zaman gerçek olması mümkün değil. Hiç kuşkusuz her birimizin yüzü farklı bir kemik yapısına, değişik hatlara ve cilde sahiptir. Bunu reddederek güzelleşmeye çalışmak, bir başka insanın görüntüsü içine girmek için çabalamak imkansızdır. En iyisi kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek, sevmek ve bu sınırlar içinde 'daha güzel' olmaktır. Gerek estetik ameliyatlarda, gerekse botoks ve dolgu gibi kozmetik işlemler de yüzümüzün bütünlük içinde olması ve dengelerin korunması çok önemlidir.

Temel yüz biçimleri...

Kozmetik işlemleri, saç modelimizi, makyajımızı, gözlük seçimimizi yüz biçimine göre ayarlayabilirsek, güzel görünürüz. Unutmamak gerek ki; her yüz biçiminin farklı bir avantajı vardır.

Ovaller ideal tip

İdeal yüz biçimi ovaldir. Bu yüzler, ağız ve burunları sürpriz yapmamışsa dengeli hatlara sahip olurlar. Bu nedenle hatları ve oranlarıyla diğer yüz tiplerini belirlemek için temel alınırlar. Yani diğer yüzlerde işlem yapılırken, oval bir görünüm oluşturulmaya çalışılır. Oval yüzlerde zamanla oluşabilecek çöküntüler ve kırışıklıklar fazla zorlanmadan normale döndürülür.

Elmas suratlar

Bu tip yüzlerde alın ve çene dar, elmacık kemikleri ise fazlasıyla geniştir. Elmas yüzlerin alınlarını daha geniş, yüzlerini ise daha uzun göstermek için çalışırız. Bu amaçla kaşlara hafifçe kavis verir, üst ve alt dudakları dolgu ile belirginleştiririz. Ama en etkili olanı, elmas biçimli yüzlerde epilasyon yaparak alındaki saçları azaltmak, böylece alnı genişletmektir.

Uzunlara botoks

Bu tip insanların yüzü uzun dar, yanakları ise çukurdur. Tipik örneklerde uzunluk genişliğin bir buçuk katından fazladır. Zamanla kaşların düşmesi ve burundan çeneye uzanan çizgilerin derinleşmesi, bu tip yüzleri daha da uzun ve zayıf gösterir. Uzun yüzlerde kaşlar botoks ile kaldırılarak doğal kavsine geri döndürülür, elmacık kemikleri, şakaklar, yanaklar, ağız çevresi ve dudaklar dolgu ile beslenip, saçlara da bukleler verilirse mükemmel sonuçlar alınır.

Karelere dolgu

Kare yüz şeklinde alın bölgesindeki ve çenedeki genişlik birbirine yakındır. Alındaki saç çizgisi düz, çene yapısı ise köşelidir. Bu tip insanlarda kaşlara oval bir biçim vermek ve düşmesini önlemek gerekir. Dudakları dolgunlaştırmak, çenedeki köşeli görünümü azaltır. En önemlisi; saç ve makyaj tasarımını doğru yapmak, fazla kilodan kaçınmaktır. Bu yüzlerde genellikle boyun kısadır ya da kısa görünür. Dekolte giysilerle boynu sarmayan takılar ve yüzü uzun ve ince gösteren boyun hattını açıkta bırakan saç modelleri, yüz biçimini dengelemeye yardımcı olur.

Kalp üçgen yüzler

Alnı geniş ama çene kısmı dar olan yüz tipine 'kalp üçgen' denilir. Bu tip suratlarda kaşların arasındaki mesafeyi azaltmak ve kavis vermek büyük önem taşır. Bu değişimi gerçekleştirmek için cımbız, epilasyon ve kalıcı makyaj bize yardımcı olur. Çeneye ve bazı yüzlerde de yanaklara dolgu yapmak iyi olabilir. Ama dudaklar fazla ince değilse, çeneyi ve yüzü dolgunlaştırmaktan kaçınmak gerekiyor.

Yuvarlak çene

Bu tip yüzlerde alında saç çizgisi ve çene biçimi yuvarlak, yanaklar ise dolgundur. Daha ince ve uzun bir görünüm elde etmek için, kalıcı makyajla kaşlar yeniden şekillendirilebilir. Bu tip yüzlerde fazla dolgun dudaklara özenmemek daha iyidir. Saç modeli ve giysilerdeki uygun yaka modelleri görünümü çok değiştirir. Dik yakalar, boynu saran bluzlar bu tiplere göre değildir.

Dengeyi bozmayın

Dolgu ile birçok yüz kusurunu (özel teknikle yapılırsa) düzeltmek mümkündür. Dolgu ile yüzdeki dengesizlikler onarılabilir ve asimetri bile sağlanabilir. Ancak kozmetik işlemlerin başarısı, yüzünüzün doğal görünmesi, bütünlük içinde olması ve dengelerin korunmasına bağlıdır.

* Yüzün belirli bir kısmı dolgudan sonra gayet başarılı bir şekilde gerilmiş olabilir. Ama bu durum, yüzün diğer bir bölgesinin daha yaşlı görünmesine yol açabilir. Örneğin; yanaklar ve burundan dudak kenarlarına doğru inen çizgiler fazla gerilirse çenenizdeki hafif çöküntüler göze batar.

* Dolgu ile büyük bir dudak yapılabilmesi için burun-dudak-çene arasındaki mesafelerin uygun olması gerekir. Burun estetiği geçiren birçok hastanın, burundudak mesafesi açılır. Bu kişilerin yüzündeki dengeyi geliştirmek için dudak dolguları çok uygundur.

* Küçük çenelere büyük bir dudak yapılacak olursa çene tamamen kaybolur.

* Alın dar ise kaşlar fazla kaldırılmamalıdır.

Doğal olun

Yüzü değiştirmek ya da gençleştirmek ince bir sanattır. Yüz biçiminiz, iskeletiniz, cilt tipiniz ve renginiz, ağız-burun-göz-dudak gibi yüz hatlarınız ve aralarındaki mesafeler hatta yaşam tarzınız, tüm ayrıntılarıyla dikkate alınmalıdır. Dolgu, botoks ya da başka bir kozmetik işlem yapıldıktan 1 hafta sonra üçüncü kişiler tarafından fark edilmemesi önemli bir başarı testidir. Amacımız abartısız ancak kusurları veya kırışık derinliği yumuşatılmış bir yüz olmalıdır. İyi görüneceksiniz ama doğal kalacaksınız. Şişirilmiş gibi görünen bir yüzün güzel olduğunu kim söyleyebilir ki...